5.D., E. 2016/15433 K. 2017/21093 T. 16.10.2017
Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Referans kopyala
Görüntüleme Ayarları:

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi: K1

Düşüncesi: Davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıp kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, emekli polis memuru olan davacının, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "rüşvet almaya teşebbüs" fiilini işlediği ileri sürülerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/6 ncı maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 13.4.2010 tarih ve 2010/166 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 31.5.2011 tarih ve E:2010/1241, K:2011/646 sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle davacı hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporu ve davacı hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçu nedeniyle hapis cezasına hükmeden Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2.12.2009 gün ve E:2008/410 K:2009/464 sayılı kararının birlikte değerlendirilmesinden, davacıya isnat edilen rüşvet almaya teşebbüs etmek suçunun sübuta erdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Olayda; davacı aleyhine disiplin cezasına konu fiili nedeniyle adli yönden Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/410 esasında "rüşvet almak" suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılması ve cezanın ertelenmesi yönünde verilen kararın temyiz incelemesi kapsamında Yargıtay aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmektedir.

Anılan suçun Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçu işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebilecektir.

Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 31.5.2011 tarih ve E:2010/1241, K:2011/646 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 s. Kanunla değişik 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

©2018 On İki Levha Yayıncılık A.Ş.