Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadecepakete abone olan üyelerimiz erişebilir.


3. Sorumluluğun Sınırlandırılması ve Kaldırılması

3.210

Tehlike sorumluluğunda da, nedensellik bağını kesecek ağırlıkta bir olgunun kabul edilmesi diğer sorumluluk hâllerine nazaran oldukça zordur(424). Tehlike sorumluluğunda nedensellik bağını kesebilen nitelikte bir olay istisnaen kabul edilebilir. Nedensellik bağının kesilmesinden bahsedildiğinde ilk akla gelen mücbir sebep hâli bile tehlike sorumluluklarında sorumluluktan kurtulmaya her zaman yetmez. Örneğin, nükleer bir santraldeki sızıntının nedeni deprem bile olsa, şartları oluşmuş ise yine de tehlike sorumluluğu doğabilir ve BK m. 71 uygulama alanı bulur. Sayfa 3313.211Zarar görenin kusuru da tehlike sorumluluğunun sınırlandırıldığı hâllerden birisidir. Bu tür sorumluluklarda zarar görenin kusurunun etkisi bazı özellikler arz eder. Zarar görenin kusuru tehlike sorumluluklarında da sorumluluktan kurtulma veya tazminattan indirim nedeni olabilir. Öğretide, tehlike sorumluluğunda zarar görenin davranışının nedensellik bağını kesmiş sayılabilmesi için ağır kusurlu olması aranmıştır(425). Bizim görüşümüze göre, tehlike sorumluluklarında da zarar görenin davranışının nedensellik bağını kesebilmesi için ayrıca kusurlu olmasına gerek yoktur zararın inhisari nedeni olması yeterlidir. İsviçre Federal Mahkemesi zarar görenin davranışının ağırlığı karşısında tehlike sorumluluğu kurallarının uygulanmasının adil olmayacağını ve zarar görenin davranışı nedeniyle nedensellik bağının kesildiğine hükmetmiştir(426). Tehlike sorumluluğunda nedensellik bağının kesilmiş sayılabilmesi için zarar görenin davranışının özel bir ağırlıkta olması aranmaktadır. Mücbir sebebin bile nedensellik bağını kesemediği bir durumda, zarar görenin davranışının nedensellik bağını kesmesinin zor olacağı düşünülebilir. Ancak, ilginç olarak, zarar görenin davranışının nedensellik bağını kesmesi üçüncü kişinin davranışı veya mücbir sebebe göre daha olasıdır. Tehlike sorumluluğunun ana unsuru olan risk gerçekleştiğinde, bu riskin kendisi, doğrudan zarar ile uygun nedensellik içinde kabul edilecektir. Bununla birlikte, riskin gerçekleşmesi ile uygun nedenselliğin kurulması için normun koruma amacına da bakmak gerekir(427). Normun koruma amacı teorisinde uygun nedensellik bağının yanı sıra hukuka aykırılık bağı da aranmaktadır. Hukuka aykırılık bağı, ihlâl edilen hukuk kuralı ile Sayfa 332 ihlâl edilen menfaat arasında bulunması gerekli ilişkidir(428). Zarar verenin sorumluluğunu sınırlandırmak için sorumluluğun dayandığı kuralın amacını incelemek gerekir(429). Böyle olunca da tehlike sorumluluğunu genel olarak düzenleyen bir hükümde korunması amaçlanan kişiler ve menfaatler dikkate alınır. İhlâl edilen kuralın koruma amacını taşıdığı kişiler, zarar gören, bilfiil zararın ortaya çıkmasına neden olmuş ise nedensellik bağının bulunmadığına hükmedilebilir. Öğretide tehlike sorumluluklarında zarar görenin davranışının kusurlu olmasının önemli olmadığı ileri sürülmüştür(430). Zarar görenin davranışının zararın uygun nedeni olup olmadığı tespit edilmelidir; zarar veren bakımından yapılmayan kusur değerlendirmesi zarar gören bakımından da yapılmamalıdır. Bununla birlikte, kusursuz sorumluluk hâllerinde karşılaştırma yapılacak zarar verenin kusuru mevcut olmasa da, zarar görenin kusuru yine de dikkate alınabilir. Karşılaştırma sorumluluğu doğuran olay ile zarar görenin kusurlu davranışı arasında yapılacaktır(431). Tehlikenin niteliği ve oranı arttıkça zarar görenin kusurunun önemi azalır(432).

2. Sorumlu Kişiler ve Müteselsil Sorumluluk
E. BK m. 71 HÜKMÜ İLE DİĞER TEHLİKE SORUMLULUĞU DÜZENLEMELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ