Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadecepakete abone olan üyelerimiz erişebilir.


A. GENEL OLARAK

2.187

Ortaya çıkan her türlü zararın tazmin edildiği bir sistem bulunmamaktadır. Sistemler arasındaki fark, sorumluluğun nereden sınırlandırıldığı noktasında doğmaktadır. Türk-İsviçre hukuk sisteminde de BK 49 hükmünün ilk iki fıkrası bu anlayışla bir arada düşünülmelidir. Hukuka aykırılık unsuru eksik olsa bile bazı durumlarda zararın tazmininin yine de gerekli gören yasakoyucu, BK m. 49/II hükmünü getirmiştir. Amaç hukuka aykırılık unsuru eksikliğinden tazmin edilemeyen ancak tazmin edilmesi adil olacak zararların tazminini sağlamaktır. Bu nedenle BK m. 49/I uyarınca tazmin edilemeyen fakat tazmin edilmesinin adil olduğu Sayfa 146 düşünülen bir zarar söz konusu ise BK m. 49/II hükmünün uygulanması düşünülebilir. BK m. 49/II’de düzenlenen ahlaka aykırı fiilden sorumluluğu anlayabilmek için ilk olarak BK m. 49/I ile arasındaki ilişkiyi kavramak gerekir(387). Ahlaka aykırı fiil nedeniyle sorumluluk, hukuka aykırı fiilden dolayı sorumluluğa nazaran ikincildir ve istinai olarak uygulama alanı bulur (actio de dolo)(388). Ahlaka aykırılık nedeni ile sorumluluğun uygulama alanı oldukça dardır. Bu nedenle tazmin edilebilir zararın sınırlarını genişletmek için hukuka aykırılık unsuruna yüklenilmektedir, ancak BK m. 49/II’nin var olduğu bir sistemde hukuka aykırılığa verilecek anlam böyle bir hükmün olmadığı bir sistemdeki ile aynı olmayacaktır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, BK m. 49/II’nin olduğu bir sistemde dürüstlük kuralını genel bir davranış kuralı olarak koruma normu kabul etmek mümkün görülmemelidir. Türk-İsviçre hukuk sisteminde, hukuka aykırılığın bulunmadığı durumlarda adil olmayan sonuçlar doğması ihtimali dikkate alınmış ve BK m. 49/II tam da bunun için getirilmiştir. Bu hüküm yasakoyucunun hukuka aykırılık kavramına nasıl yaklaştığını da göstermektedir. Genel bir koruma normu kabul edilmemiş, ahlaka aykırılık bir “emniyet supabı” olarak getirilmiştir(389). Hukuka aykırılık unsuru ile ahlaka aykırı fiilden sorumluluk arasındaki sınırın belirlenmesi bu nedenlerle son derece önemlidir.

VII. AHLAKA AYKIRI FİİLDEN DOĞAN SORUMLULUK
B. AHLAKA AYKIRILIK KAVRAMI