Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadecepakete abone olan üyelerimiz erişebilir.


Sayfa 303

B. HÜKMÜN UYGULAMA ALANI VE KOMŞULUK HUKUKU İLE İLİŞKİSİ

3.160

MK m. 730 hükmünün uygulama alanı ile ilgili önemli bir tartışma hükmün sadece komşuluk hukukundan kaynaklı ihlâlleri kapsayıp kapsamadığına ilişkindir(304). Türk öğretisinde baskın görüş MK m. 730 hükmünün mülkiyetin özel hukuk ve “özellikle komşulukla ilgili kısıtlamalara” aykırılık hâlinde uygulanacağı belirtilmekte, böylelikle hüküm salt komşuluk hukukuna özgü görülmemektedir(305). Pratikte hükmün en önemli uygulama alanının komşular bakımından olacağına ise elbette kuşku yoktur(306). Öğretide bir başka görüş, hükmün uygulanmasını salt komşuluk hukukuna özgü görmekte, komşular dışında zarar gören kişilerin hükmün kapsamı dışında olduğunu savunmaktadır; İsviçre’de günümüzde baskın görüş bu yöndedir(307). Bu görüştekiler MK m. 730’nin uygulanabilmesi için “komşu” olmayı aramakta, komşuluk kavramını sadece bitişik taşınmazla sınırlamamakla birlikte yine de belirli bir fiziki yakınlık aramaktadırlar(308). Bu görüştekiler, korumadan yararlanacak kişilerin, taşınmazdan tesadüfen ve geçici olarak faydalanmamaları gereğini de vurgulamaktadırlar(309). Bu görüş bizim de katıldığımız önemli eleştiriler almıştır(310): Hükmün sistematik yerinin ve amacının böyle bir görüşü desteklemediği, bu hükmün korumasından sadece komşuların faydalanmasının hükmün amacına aykırı olduğu, hükmün genel olarak taşınmaz mülkiyetinin yasal kısıtlamalara aykırı her türlü kullanımdan doğan sorumluluğu düzenlediği belirtilmiştir(311). Komşu dışında kalan örneğin yoldan geçerken zarar görmüş bir kişinin neden bu hüküm kapsamında korunmayacağının anlaşılamadığını, bunun hükmün amacına aykırı olduğu da belirtilmiş-Sayfa 304tir(312). Gerçekten de bu görüş tesadüfen ve geçici olarak orada bulunan kişileri MK m. 730 korumasının kapsamı dışında bırakmaktadır(313). Bizim görüşümüze göre de hükmün lafzına rağmen uygulama alanını fazlasıyla kısıtlayan bu yorum yerinde değildir; komşular dışındaki kişilerin neden MK m. 730 koruması dışında bırakılacağının inandırıcı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Olayların birçoğunda bu korumadan yararlanacak kişilerin komşu sıfatını taşıması bu korumanın sadece onlara hasredilmesine gerekçe oluşturmaz. Kaldı ki komşuluk sıfatına ilişkin taşınmazın kullanımının “tesadüfi ve geçici olmaması” ölçütü de oldukça sorunludur ve keyfi uygulamalara yol açacak niteliktedir. Öğretide bu husus şu örnek üzerinden çarpıcı bir şekilde gösterilmiştir(314): Arabasını ziyarete geldiği arkadaşının evinin park yerine, arkadaşının arabasının yanına park eden birini düşünelim, yandaki taşınmazda bulunan bir ağacın bu iki arabanın üzerine devrilmesi durumunda iki araba sahibi farklı hükümlere göre korunacaktır. Evin malikini MK m. 730 kapsamına alıp, onu “geçici” olarak ziyaret eden kişini bu korumadan faydalandırmamanın, hele de hükmün lafzında böyle bir kısıtlama da yokken, bizim görüşümüze göre herhangi mantıklı bir açıklaması yoktur.

A. GENEL OLARAK
C. ŞARTLARI