Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
SERİ NO: 2003/1
Kurum:
MALİYE BAKANLIĞI
Kabul Tarihi:
01.01.2003
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
01.01.2003
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
SAYI : B.07.0.GEL.0.36/3629-
KONU :
VERGİ BARIŞI KANUNU
İÇ GENELGESİ
SERİ NO: 2003/1
............................... VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğüne)
4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun uygulanmasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
A-BAŞVURUDA BULUNAN MÜKELLEFLERE İLİŞKİN HACİZ İŞLEMLERİ
Vergi Barışı Kanununa göre vergi borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçları, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak yapılan satış işlemlerinin durdurulması gerekmektedir. Daha önce tatbik edilen hacizlerin kaldırılmasını isteyen mükelleflerin talepleri ise borcu karşılayacak tutarda teminat gösterilmesi suretiyle yerine getirilebilecektir. Aynı uygulamanın istihkak ve alacak hacizleri için de yapılacağı tabiidir.
Ayrıca, 4811 sayılı Kanun kapsamında borçları taksitlendirilen mükellefler hakkında bu borçları nedeniyle 1993/6 Seri Nolu Tahsilat İç Genelgesinde açıklanan esaslar çerçevesinde saymanlıklardan haciz yolu ile kesinti yapılmayacaktır. Bununla birlikte Kanun kapsamı dışında borcu bulunan mükellefler için uygulama sürdürülecektir.
Diğer taraftan, borçları anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, taksit ödemelerini aksatmaları halinde ise durdurulan cebri takibat işlemlerinin yeniden başlatılacağı tabiidir.
B- VERGİ BORCU OLMADIĞINA DAİR YAZI İSTEYEN MÜKELLEFLERE İLİŞKİN UYGULAMA
4811 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları bu Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, vergi borçlarının olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde vergi dairelerince, "vergi borçları, 4811 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirildiğinden muaccel borcu yoktur" şeklinde yazı verilecektir.
C- KANUNİ SÜRESİNDE BEYAN EDİLMEYEN GEÇİCİ VERGİLERLE İLGİLİ İŞLEMLER
Bilindiği gibi 4811 sayılı Kanun vergiler açısından, 31/8/2002 tarihinden önceki dönemleri, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsamaktadır.
Buna göre, 2002 takvim yılı 1 inci ve 2 nci geçici vergi dönemleri Kanunun kapsamına girmekte, diğer dönemleri girmemektedir.
Kanun kapsamına giren bu dönemlere ilişkin beyannamelerin kanuni sürelerinde verilmemiş olması veya eksik beyanda bulunulmuş olması halinde de mükelleflerin Kanunun 6 ncı maddesi hükmünden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
Ancak, 2002 takvim yılına ilişkin yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin Mart ve Nisan/2003 aylarında verileceği ve ödenmiş geçici vergilerin bu beyannamelerde mahsup edilebileceği dikkate alındığında, Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden geçici vergilerin, kurumların Mart/2003 ayında ödeyecekleri taksit hariç, maddede öngörülen taksit ödeme sürelerinde ödenmesine imkan bulunmamaktadır.
Bu nedenle, gelir vergisi mükelleflerince 4811 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden geçici vergilerin terkini, bu beyannameler için alınacak pişmanlık zammı/gecikme faizi ve vergi cezalarının maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir.
Kurumlar vergisi mükelleflerinin ise bu beyannameler üzerine tahakkuk eden geçici verginin madde hükümlerine göre ödenecek ilk taksidini ödemeleri, diğer taksitlere isabet eden vergi aslının terkini gerekmektedir. Bu mükelleflerin pişmanlık zammı/gecikme faizi ve vergi cezalarını maddede öngörülen süre ve şekilde ödemeleri gerektiği tabiidir.
Diğer taraftan, belirtilen dönemler ile ilgili olarak 4811 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamına giren olaylarda da anılan maddelere göre işlem yapılarak ödenecek tutarlar tespit edilecektir. Ancak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçici vergi aslına ilişkin yapılacak tahakkuklar terkin edilecektir.
Bu şekilde terkin edilen geçici vergilerin yıllık beyannamelerde mahsup konusu yapılamayacağı tabiidir.
D- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA TALEPLİ VERGİ İNCELEME RAPORLARI İLE İLGİLİ İŞLEMLER
4811 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin 4 numaralı fıkrasında, "Bu Kanuna göre matrah artırımında bulunulması, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, matrah artırımında bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu Kanunun 7 nci maddesinin (13) numaralı, 8 inci maddesinin (7) numaralı fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen ayın başından itibaren 1 ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla, inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı, bu Kanunun 7 ve 8 inci madde hükümleri ile birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonları kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir." hükmü yer almaktadır.