Number of hits: 37,150
ile müvekkil arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olduğu yönündeki değerlendirmesinin hatalı bulunduğunu, diğer yandan 18/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının 8 numaralı ara kararında tanık dinlenmesine karar verildiğini ve bu doğrultuda usulüne uygun olarak tanıkların bildirildiğini, ancak 23/09/2024
yapılmış, 9 numaralı ara karar ile tarafların delillerinin toplanmasına karar verilmiş, ön inceleme duruşması 24/06/2026 tarihine bırakılmıştır. Dava
süreye ilişkin ihtarın ön inceleme duruşmasında tefhim ile sağlandığı, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı dikkate alındığında
karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı asil duruşmaya katılarak 04.12.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; açılan davaya
rağmen ön inceleme duruşmasında mazeret dilekçeleri hakkında hüküm kurulmadan karar verilmesinin hukuk aykırı olduğunu, ayrıca mahkemenin 23.12.2024
düzenlediği 2024 yılı 10. aya ilişkin bir adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin
mektubunun dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında ön inceleme duruşmasından önce 10.07.2020 tarihinde iade edildiği Türkiye Halk Bankası'nın 14.04.2021
tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince ön inceleme duruşmasında görevsizlik kararı verildiğini, dava dilekçesi ve tensip zaptının kendilerine tebliğ edilmediğini, cevap süresi verilerek cevap hakkı tanınmadığını
yetkililerinden biri olduğu anlaşılmakla, işbu davada davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı davası açmak üzere davacı vekiline 20/04/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında süre verilmiş, Ankara Asliye 14. Ticaret Mahkemesinin 2022/291 esasına kayıtla dava açılmış, 30/05/2022 tarih, 2022/349 sayılı kararla
kendiliğinden karar verilerek kayıtların kapatılacağı, dosya kapsamından davacı vekilinin yalnızca ön inceleme duruşmasına katıldığı, diğer celselerde mazeret
hukukî sonuç oluşturur. Bu itibarla hâkimin karar verme sınırı dava dilekçesi ile belirlenmiş olur. Somut olayda, mahkemece ön inceleme duruşmasında
verilen sözleşme tarihine göre 28.12.2017 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır. Nitekim HMK'nın 142. maddesi gereğince ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra
ilişkin kararının iptali için dava açtığını, ön İnceleme duruşmasında "davalı .. yönetim kurulunun müvekkilimizin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının ... " yönelik talepte bulunmuş, .. tarihli ön inceleme duruşmasında ise "davalı .. yönetim kurulunun müvekkilimizin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının
, ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/1566E., 2019/1315K.) ilk derece mahkemesinin faize yönelik harcın yatırılmadığı tespiti hatalı olduğunu, ön inceleme duruşma
gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ön inceleme duruşması dahi gerçekleşmediğini, delillerin toplanmadığını, davanın
gerekçe içermediğini, ön inceleme duruşmasında mazeretlerinin kabul edilmesine rağmen ön inceleme duruşmasına fiilen katılma ve bu aşamada beyanda bulunma ... geçici 7 maddesine ilişkin gerekçe oluşturulduğu, yine ön inceleme duruşmasında davalı tasfiye memuru vekilinin mazeretinin kabul edilmesine ve buna göre duruşmanın ertelenmesi gerekmesine rağmen somut bir gerekçe belirtilmeden ön inceleme duruşması ve tahkikat duruşması yapılarak karar verildiği, ihyası talep
, yargılama yapılmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan ve dosya kapsamında bulunan deliller irdelenmeden ön inceleme duruşmasında karar verildiğini, Yapım
değerlendirmeye alınamayacağı, kaldı ki ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın takip dayanağı fatura içeriğine uygun olarak satım sözleşmesinden kaynaklandığı
tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince alınan 19.06.2025 tarihli bilirkişi raporu ile yaklaşık ispatın sağlandığı, henüz ön incelemesi duruşması yapılıp tahkikata geçilmediği mevcut yargılamada ters teminat tedbirine karar verilmesinde ve davalının ihtiyati tedbire itirazının
gelmesinden sonra ön inceleme duruşmasının gelecek celse yapılmasına, 4-Taşınmaza ait güncel imar kayıtlarının Beylikdüzü Belediyesinden istenmesine,5-Davalı
davadan feragate yetkili oldukları, ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine
davalarda mahkeme mümkün olan hallerde tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Mahkememizce söz konusu mevzuat hükümleri dikkate alınarak davacı ön inceleme duruşmasına davet edilmemiş, dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce 6102 Sayılı TTK'nun 762
aşamada davanın haklılığının yaklaşık ispat olarak ispat eder nitelikte olmadığı anlaşılmakla reddine" karar verilmiş; 23/12/2025 tarihli ön inceleme duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile "Davacı vekilinin beyan dilekçesi ile tedbirin reddine ilişkin ara karara itirazda bulunduğu anlaşılmakla dosyaya gelen
"Süreler hakkında karar" başlıklı 142'nci maddesine göre; "Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ... olup ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımı defi hakkında bu maddeye göre karar verilmemiştir. 6102 sayılı TTK m. 855/I ve II'ye göre; "Bu Kitap
tedbir talebinin ön inceleme duruşmasında değerlendirilmesine karar verildiğini, davacının talebini yinelemesi üzerine dosyayı resen ele alarak müvekkiline