Toplam: 29.929
işlemlerinde davalılardan ...'nin de tam ve ağır kusuru bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin davalılardan ... (“Banka”) nezdindeki
ağır kusur ve ihmalinin bulunmadığını, aksini davacının kesin delil ile ispatlaması gerektiğini (YHGK.nun 19.06.1996 tarih, 1996/11-354, 1996/502 K ... o çeki geri vermekle yükümlüdür. Davalının söz konusu çeki ağır kusur veya kötü niyetle elinde bulundurduğu, davacının elinden çekin haksız ve hukuka aykırı şekilde çıkmasına neden olan kişilerce işbirliği halinde ortak kasıt altında veya bu durumu bilerek veya bilebilecek durumda olup ağır kusur ile
bir kişiye devredilmiş ise; borçlu ancak hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisabında ağır kusuru bulunması halinde bu durumu ona
zarar görenin ağır kusurunun fiil ile zarar arasındakini illiyet bağını ortadan kaldırdığını, davacıyla müteveffa arasındaki desteklik ilişkisinin
eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelen olaylarda sigortacının rücu hakkının bulunduğunu ve sürücünün uyumasının açıkça ağır kusur teşkil ettiğini, davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığını ... , sigorta şirketinin rücu hakkının doğmadığı, rücu için aranan şartın "kasıt veya ağır kusur" olduğu, kaza tespit tutanaklarındaki "ağır kusurludur ... kullanma kapsamında olup, kasta yakın bir ağır kusur sayılamayacağı, sürücünün uyuduğuna dair kesin bir tespitin bulunmadığı, sürücünün ifadesinde bir tırın
olmamakla birlikte, bu konuya ilişkin birden fazla uzmandan yapılan araştırmalarda; ağır kusur kasta çok yakın bir kusur hali olup, B.4.a maddesindeki ağır ... Genel Şartlarında sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar ... 12/10/2022 tarihinde kesinleştiği de nazara alındığında, sürücünün olaya ilişkin Yargıtayın aradığı şekilde kasta yakın bir ağır kusurundan da
konumunda olması nedeniyle imzaların kime ait olduğunu bilmesi gerektiğini, buna rağmen "muhtemel bir olasılık" üzerinden icra takibi başlatmasının ağır kusur
olduğu şifrelerin sisteme girilmesi sonucunda uyuşmazlık konusu havale işlemi gerçekleştiğinden iddia edilen zararın meydana gelmesinde davalının ağır kusuru olduğunun aşikar olduğunu, uyuşmazlık konusu olaya benzer şekilde gerçekleşen durumlarda Yargıtay ve diğer mahkeme kararlarının mahkemenize yapılan
belirlenmiştir. Ancak davalının sadece %100 kusurlu oluşu davacı ... şirketine rücu hakkı vermez sürücünün bu ihlalinin kasıt veya ağır kusur ile meydana geldiğinin ispatı gerekir. Somut olayda davalının bu ihlalinin kasıt veya ağır kusur ile meydana geldiği ispat edilememiştir. Davacı vekilince sürücünün firar
ağır kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. ISLAH: Davacı vekili 88.271,28 TL olarak talep etmiş oldukları
iktisap etmesi ve iktisapta ağır kusurunun bulunması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğu, davacı tarafça her ne kadar müvekkiline ait imzanın sahte ... ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep
meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalacaktır. Bu davada
gerçekleştiği, araç satın alındığında davalı tarafın ağır kusuru bulunmadığı, arızanın araçtan beklenen faydayı sağlamaya engel teşkil ettiği, aracın misliyle
Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak
, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunmasına rağmen takdir edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, zarar görenin ağır kusuru bulunması
takibi başlatmakta kötü niyeti ağır kusuru ispat edilemediğinden, şartları oluşmadığından bu istinf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum
tespiti yapılmadığını, bu durum karşısında, davacının "tam ve ağır kusur" iddiasının tamamen hiçbir hukuki ve maddi temeli bulunmadığını, kaza tespit
edilmesi gerektiğini; tazminat hesabı için gerçek gelirin tespit edilmesi gerektiğini; müteveffanın ya da araç sürücüsünün ağır kusurunun varlığı halinde
veya iktisapta ağır kusur varlığının kanıtlanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta çekin şekli incelemesinde; dava dışı ..... tarafından keşide
bildirisi ile haberi olduğunu, bu olayda davacı şirketin ağır kusuru ve ihmali bulunduğunu, ayrıca davanın yetkili mahkemede açılmadığını, dava açılmasının
bilerek kazanın ve zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, ZMSS Genel Şartlarının B/4 maddesi gereğince ağır kusur ile ihlali sonucu meydana gelmiş ise ... asli kusurlu olduğu sabit olmakla birlikte, kazanın meydana gelmesine davalının bilerek ve isteyerek ve/veya ağır kusurunun neden olduğunun tespit ... , “Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise ... olduğu görülmüşse de, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklanmadığı, ZMSS Genel Şartlarının B/4-a maddesinde düzenlenen
kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan
bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın, mücbir bir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini kanıtlamadıkça
vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, desteğin olayın meydana gelmesindeki %85 oranındaki ağır kusuru ile davalı ...’in sosyal ve ekonomik durumu
Mahkemesi'nin 2021/635 E. Numaralı dosyası ile yapılan ilan ve ödeme yasağı kararlarına rağmen söz konusu çeki kötü niyetle ve ağır kusur ile iktisap ettiği sabit