Toplam: 12.081
, taraflar arasında geçerli bir kredi ilişkisinin bulunduğunu, borçlunun temerrüde düştüğünü, borcun muaccel hale geldiği hususları kuvvetle muhtemel olarak
istemidir. TBK 117/2 maddesine göre “..haksız fiilde fiilin işlendiği…. tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Borçlunun temerrüde düşürülmesi için ayrıca TBK
yükümlülüğünde kurtulacağı ve verdiklerinin geri alacakları, borçlunun temerrüte düşmede kusurunun bulunmadığını ispat edemediği durumda, alacaklının sözleşmenin
tarafından Ticari Kart Sözleşmesi/Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, borçlunun temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından hesabın kat edilerek
borçlunun temerrüdünün bir sonucu niteliğindeki munzam (aşkın) zarar TBK'nın m. 122 (B.K.105) hükmünde düzenlenmektedir. Söz konusu hükmün ilk fıkrasına göre ... dayanan borçlu temerrüdünün hukukî bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş ... borçludan munzam zararını isteyebilmesi için; para borcunun ifasında borçlunun temerrüde düşmüş olması, temerrüt faizini aşan bir zararının bulunması, söz konusu zararla borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının bulunması ve borçlunun kusurunun bulunması gerekmektedir. Kusurun derecesi sorumluluğun
ücret üzerinden hüküm kurulmamış olmasının açıkça hatalı olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz talep edilebilmesi için öncelikle borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğini, müvekkili şirketlere davacı tarafından ödeme yapıldığının ihtar edilmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür
için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz. Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı
ihtarın tebliğ edilmiş olması aranmaz ise de asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586. maddesinde öngörülen
ve beraberinde faiz talep edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi, bunun için de ihtarın zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Denilmiştir ... edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu
asıl alacak bedelinin davalı tarafından geç ödenmesi nedeniyle munzam zararının bulunduğunu, munzam zararın borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş ... , borçlunun temerrüde düştüğü tarihten ödemenin gerçekleştiği güne kadar geçen süre içerisinde her yıl itibarı ile yıllık enflasyon artış oranını, bu oranı eşya