Toplam: 21.279
. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eser bedeli alacağının tahsili amacıyla açılan eda davasıdır. 6102 sayılı Türk
getiremeyeceği kanısında olan davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak eda davası açmak suretiyle yaptığı ödemeleri geri istemesi, çek nedeniyle menfi tespit ... yollara başvurarak eda davası açması gerekirken, bu tür yollara başvurmadan tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Bu nedenle davanın HMK.nun 114/1-h
itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil
olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın
; Davanın aynı anda tespit ve eda davası olarak ikame edilmesinde hem de kapsamı dahi belirli olmayan ve davacı tarafından ileride kendisinden talep
kredi borcuna dayalı borcu tutarı ticari kredi borcunun tahsili yönünde açılan alacak (eda) davası olduğu, bu bağlamda 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe
belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var ... açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Belirsiz alacak davasında davacı ıslah yapmaya gerek olmaksızın kısmi
” düzenlemesi mevcuttur. İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak
mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur. İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen bir paranın geri verilmesi istenir. Yalnız, davanın şartı icra
hukuk yönünden bir eda davası niteliğindeki bu davanın konusu, öncelikle ödeme emrindeki alacağın, aslında var olmadığı ya da hukuken borçluyu ilzam eder
müracaat etmemiş olduğu anlaşıldığından dvanın mutlak ticari dava olup aynı zamanda edim, ifa davası olduğundan davanın açılmadan önce arabuluculuğa ... /6367 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın mutlak ticari dava olup aynı zamanda edim, ifa davası
gerektiğini, dava talep konusunun, HMK 106. maddesine dayalı tespit davası olarak açılması kanuna aykırı olduğunu, eda davası olarak açılması gerekirken sonuç
itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı
nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir
değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın talebi parayla ölçülebilen bir değere (... USD) ilişkin olduğundan, bu dava nispi harca tabi eda davası niteliğinde olduğunu, Yargıtay da benzer uyuşmazlıklarda, alacağın varlığı veya miktarına ilişkin davaların tespit davası olarak değil, eda davası olarak
önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de
konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından
rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. İşleten, araç sahibi olan ve
DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, maddi tazminat talepli eda davasıdır. HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; -Dava konusu
tespiti talep edilmiş ise de, davacının usulsüzlük iddiası var ise eda davası açabileceğinden bu aşamada tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından bu
verilen tarafa yükletileceği, iş bu dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olup tenfiz davalarının eda davası değil tespit
taraflar arasında eda davası devam ederken tespit amaçlı olarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığı, zira taraflarınca bakiye alacaklarının tahsil amacı ... , yokluklarında tek taraflı olarak yapılan delil tespiti ve buna istinaden alınan bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, bunun yanı sıra; taraflar arasında eda davası devam ederken tespit amaçlı olarak talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/785 Esas sayılı
borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi
borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil
tarihinden itibaren işleyecek yıllık yasal faiziyle birlikte davalı'dan tahsiline, tam eda davası olarak 250.000 Türk Lirası manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden sosyal medya paylaşımının yayım tarihi olan 18/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek yıllık yasal faizi ile davalı'dan tahsiline, tam eda davası olarak 3.039,60 TL tutarındaki Noter E- Tespit Masrafının (yargılama gideri sıfatıyla) Tutanağın Düzenlendiği 08/12/2025 tarihinden itibaren