Toplam: 5.404
olduğu için mutlak ticari dava söz konusu olmayacaktır. Bunun yanı sıra davalı gerçek kişinin tacir sıfatına haiz olmaması sebebiyle nispi ticari davadan
sayılacağı kesindir. Ancak davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı hususu tartışılmalıdır. Somut olayda ilk derece mahkemesinin yazdığı müzekkerelere gelen
davalı gerçek kişilerin tacir olduğu iddia edilmediği gibi dosya kapsamı itibariyle bu yönde delil de olmadığı tespit edildiğinden, davanın nispi ticari
yapılan araştırma neticesinde Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre davacının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabi ... . maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı bildirildiğinden davalının gerçek kişi tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık nispi
göre karar verilmelidir.(bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1049 Esas, 2024/1882 Karar sayılı kararı) Somut olayda; davacı gerçek kişinin tacir
yazılan müzekkereye "davalının 6102 Sayıl Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde tanımlı gerçek kişi tacir niteliği taşımadığı" şeklinde yanıt verildiği
tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması
veya benzeri bir sıfatla "fiili/tam zamanlı" bir çalışma yürütülmediği, anılan işlerde kendilerinin "gerçek kişi tacir" sıfatıyla yalnızca "yüklenici ... başka bir firma bünyesinde tam zamanlı şantiye şefi (4a) olarak çalışırken, aynı zamanda gerçek kişi tacir olarak işletme sahibi (4b) olması önünde yasal
kararı verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi Görevsizlik Kararında: davacı gerçek kişi tacir ise de aracın hususi araç olarak kayıtlı olduğu, haksız ... kiralama işletmesi bulunan gerçek kişi tacir sıfatına haiz olduğu görülmektedir. Esasen bu hususlar her iki mahkemenin de kabulündedir. ... Asliye Ticaret
Mahkemesince yapılan araştırmaya göre davacı ile davalı gerçek kişinin tacir sıfatının bulunmadığı, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın
altına alınmıştır. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması
gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceği, mahkemece yapılan araştırma neticesinde davacının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairesinden
düzenlemede, gerçek kişi tacirler yönünden hangi işlerin adi iş sayılacağı belirtilmiş iken, tüzel kişi tacirler yönünden ayrık düzenleme getirilmediğinden tüm
dilekçesinde özetle, müvekkilin asansör işi ile uğraşan gerçek kişi tacir olduğunu, davalının da ticaretle uğraşan bir tacir olduğunu, müvekkilin davalının
/2025 tarihli geçici mühlet nihai raporunu özetle ; Borçlu ....'nun ...vergi kimlik numaralı gelir vergisi mükellefi olup, gerçek kişi tacir sıfatıyla
davalı gerçek kişi tacir ise de dava konusu aracın ticari nitelikte olmaması ve hususi kullanım amacıyla alınmış olması; dava konusu aracın davalının ... ile satın aldığı, aracın trafik tescil kaydının henüz yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığının araştırılması
gerçek kişi tacir olduğunu, buna göre ticari faaliyetlerine ilişkin alımlarındaki muayene ve ayıp ihbar külfetinin TTK’nın 23/1-C maddesinde öngörülen
davalı gerçek kişilerin tacir olup olmadıklarının araştırılması ve akabinde her üç davalı yönünden taraf delilleri toplanılarak sonucuna göre bir karar
onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (2) Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları, kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanlarında tutulan imza verilerinden
işletmesi bulunmadığı, bir başka deyişle dava açılış tarihinde davacının gerçek kişi tacir sıfatını haiz olmadığı, tek başına şirket hissedarı/müdürü
internet sitesinin sahibi olduğunu, bu site üzerinden tüketicilere spor salonu üyeliği satışı gerçekleştirdiklerini, davalının gerçek kişi tacir olarak
sözleşmesinin geçerli olup olmadığının belirlenmesi için 27/11/2024 tarihli ön inceleme celsesinde davalı gerçek kişi yönünden gerçek kişi tacir araştırması için
12.03.2025 tarihli cevabının davacının gerçek kişi tacir olduğunu kabule yeter olmadığı ve işin ticari işletmesi ile ilgili bulunduğuna dair dosya kapsamında
dosyada davacı ile davalı gerçek kişi tacir olmadığı gibi TBK'nın m.620 vd. hükümlerinden doğan (genel hükümler) adi ortaklıktan kaynaklanan tasfiye alacağı
kararnamede gösterilir (TTK m.11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister ... trafik kazası sebebi ile değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talepli maddi tazminat davası olduğu, davacı gerçek kişinin tacir olmadığı, çarpışan her iki