Toplam: 4.207
olmamıştır. Taraflarca getirilme ilkesi ve iddia ve savunmanın genişletilmesi ilkeleri göz önüne alındığında, davacının davasını ispat edemediği
Sayılı HMK 141. madde gereği dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi yasağı kapsamında olduğunu
kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli
03.02.2021 tarihli duruşmada kefaletle ilgili yazı itirazlarını ileri sürdüklerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde yer alan "iddia ve savunmaların genişletilmesi yasağına" aykırı olup davalı tarafın imza ve yazı inkarına itibar edilmemesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre süresinde ileri
artırması ve davasının belirsiz alacak davası olduğunu iddia etmesinin hukuki garabet olduğunu karşı yanın, açıkça iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına
teslim tutanağı ile işin kabulünün gerçekleştirildiğini, öte yandan davalı tarafça süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delillere, iddia ve savunmaların genişletilmesine muvafakatlarının olmadığının yargılamada beyan edildiğini, mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadan davalıların iddia ve
usulünde; dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri verilmez. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dava
verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun
geçerlidir. Kaldı ki talebin genişletilmesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi kapsamındaki iddiaları dahi nazara alındığında yani davalının şirkete ait vergi
inceleme aşamasına geçilecek ve kanundan kaynaklı istisnai hâller dışında görülmekte olan davaya ilişkin taraflar açısından iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başlamış olacaktır. Süresinde cevap vermediği için davayı inkâr etmiş sayılan davalının mevcut vakıanın içeriğine dâhil
raporunun sonuç kısmında belirtilen bir husus sebebiyle davacının dava dilekçesinde olmayan bir dilekçenin dosyaya getirildiği ve bu şekilde de iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının ihlal edildiği, bilirkişinin dosyada olmayan bir delil için müzekkere yazılmasını talep etmesinin, mahkemenin de bu talebe uyarak iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağını ihlal etmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu sebeplerle kararın ... davayı aydınlatma ödevi kapsamında olduğu, yapılan işlemde iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık bulunmadığı, kazanın davalı tarafından tek
usulüne tabi olduğunu, davacının, dava dilekçesinden sonra 24.11.2020 tarihli ön inceleme duruşması günü sözleşmeyi sunduğunu, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bu sözleşmenin dikkate alınmaması gerektiğini, ancak basit yargılama usulüne göre yürütülen davada davacının dava dilekçesinde yer vermediği ve delil olarak göstermediği Çerçeve Tedarik Sözleşmesini iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra ön inceleme duruşma gününde ibraz ettiğini, bu hususun husus 24.11.2020 tarihli ön inceleme duruşma zaptında yer aldığını, dava dilekçesi ibraz edildikten sonra, iddia ve savunmanın
satış bedeli • tapu sicili • muvazaalı işlem • tapu iptali • iyiniyetli üçüncü kişi • bilirkişi raporu • limited şirket • muvazaa iddiası • cevap dilekçesi • davanın kabulü • iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı • sahtecilik iddiası • ön inceleme • tapu siciline güven ilkesi • yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi
08.11.1991 tarihli ve 1990/4 Esas, 1991/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsenerek; kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve Mahkemece re'sen nazara alınacağı kabul edilmiş, bilimsel
. maddesince iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirmeye alınmadığı, bu hali ile davacı vekilinin munzam zarar talebinin soyut iddialara
verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının tazminat hesaplama yöntemini değiştirerek iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini, müvekkili
dosyada bulunmadığının belirtildiği, ilk kez ek rapora karşı sunulan 15/04/2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunulan bu raporun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğuve ıslah yahut davalının açık muvafakatı olmaksızın hükme esas alınamayacağı, öte yandan rapor içeriğinde, incelenen kakao
uyarınca iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, davalının cevap dilekçesinde bu belgelerden bahsetmediğini ve verilen sürede ibraz
cevap dilekçesinde bildirmediğinden, bu delile dayalı iddialar "iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı" kapsamında dinlenemeyeceğini, davalının istinaf
verilmesiyle başlar." hükmü, HMK 322/1. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK 141/2. maddesinde iddia ve savunmanın genişletilip, değiştirilmesi
ileri sürülemeyeceğini, bu hususun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu, Yargıtay 4.HD'nin 03.04.2012 tarih ve 2011/2245 Esas
ve mahkemenin kendiliğinden dikkate alamayacağı yan taleplerin de yasak kapsamına dâhil olduğunu, söz konusu iddia ve savunmanın genişletilmesi
dilekçesinde özetle; davalının 21/06/2023 tarihli dilekçesinin ıslah niteliğinde olduğunu, davalının bu dilekçesinde yeni talepler eklendiğini, iddia ve savunmanın genişletilme yasağına aykırı olduğunu, daha sonra 13/09/2024 tarihinde 2.ıslah dilekçesi verildiğini, davalının, müvekkilinin faydalandığı süre
iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağını düzenleyen 319. maddesinde ise "İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava
raporları esas alınarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK'nın İddia ve Savunmanın Genişletilmesi ve Değiştirilmesi