Toplam: 24.765
." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 116/1-a. maddesi uyarınca, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itiraz mahiyetinde olup, aynı
gerektiğini, davacının müvekkiline karşı 100.000,00 TL tutarında icra takibi açtığını ilk itirazlar karşısında itirazın iptali davası açmak yerine huzurdaki
edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. ... vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı, husumet, derdestlik, dava şartı yokluğu nedeni ile ilk itirazların dikkate alınması gerektiğini, öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacıların davalı müvekkilinin tüm iyi niyetli girişimlerini geri
kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya
ilk itirazında bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Anlaşmazlıkların Çözümlenmesi" başlıklı 53.maddesinin 53/1.fıkrasının tahkim
, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme
mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, öncelikle görev ilk itirazımızın kabulü ile davanın hmk madde 114/1-c ve 115/2 uyarınca görev dava şartı yokluğundan
sonrasında yapıldığını, bu nedenle icra takibindeki alacağın Borçlar Kanunun 147/6 maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı ilk itirazlarının
kuralı bulunmadığından yetki itirazı ilk itiraz niteliğinde olup, bu itiraz ileri sürülmüş olsa dahi mahkemenin öncelikle KTK m.110 kapsamında yetkili olup
ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları