Toplam: 16.527
edilmiştir. Öncelikli irdelenmesi gereken husus, davacının sahtecilik (imza inkârı) iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup ... imzasını inkar etmiş olup bu durumda takibe dayanak çeklerin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak ... bonolar altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu dava açılmış olup, mahkemece davacı yanın imza inkârı yönünden, raporlar arasındaki ... definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza
dosyası ile davalı borçlunun menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de mahkemece imzası inkar edilen senede ... dayandığı bu bononun vade tarihinde tahrifat ve imza inkarı bulunduğu değerlendirilmesinin yapıldığını, ancak ihtiyati haczin dayanağı olan senette tahrifat
yapılmadan, sahtelik iddiası ve imza inkarının yok sayılarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin yerleşik bir tacir olup mal kaçırma niyeti veya hazırlığı içinde
sonra da müvekkili bankaya ödeme yapmadığını, davalı tarafın imzasını inkar etmeyerek 19.10.2017 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefilliği dolayısıyla
mahkeme noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit
birlikte davalı taraf, sözleşme altındaki imzaları inkar ederek aboneliklerin davacı şirket bayisince sahte olarak oluşturulduğunu bildirmiş, dava konusu
düzenleme tarihli bononun ön yüzüne davacı müvekkile borçlu olduklarını açıkça gösteren isim ve imzalarını attıklarını ve şimdiye kadar imzalarını inkar ... . şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalıların bonodaki imzalarını inkar etmedikleri dikkate alınarak muaccel ve teminatsız 5.000.000,00 TL
işlendiği, dayanak belgelerinin de tarafların imzasını içerdiği, bu belgeler yönünden açık şekilde bir sahtelik ya da imza inkarının bulunmadığı, davacının bu
bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve imza inkarı konusunda davacının itirazının esas alınacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)" karar
neticesinde takipsizlik kararı verildiği ve kesinleştiğini, davacı tarafça imzanın inkarı ileri sürülmeyip salt soyut borç inkarında bulunulduğu, davacının
yeterli olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı takibe konu senet nedeniyle borçlu
yapılan yargılama sonunda; " Mahkememizce yapılan imza incelemesinde imza inkarına ilişkin dava konusu edilen abonelik sözleşmeleri, huzurda alınan yazı
istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınarak, iş bu imza inkarının yargılama aşamasında (sunulan cevap dilekçesi, bilirkişi raporuna sunulan
etmiştir. KARAR: Mahkemece "...Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmede somut olayda imza inkarına konu edilen . . . .. TL bedelli çekler ile ... vekaleten hareket eden . . . atfen atılı imzaların bu kişinin eli ürünü olup olmadığı konusunda . . . isticvap edilmiş, imzaları inkar etmesi etmesi üzerine
gerektiği, ancak davalılardan ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde imza inkarının bulunduğu, bu hali ile ismi geçen davalı açısından 05/12/2025
/2014 tarihli ibraname ve daire satış talimat protokolü belgesi ile son bulduğu iddiasının incelenmesi olduğu, davacı tarafın söz konusu belgedeki imzayı inkar etmediği, ancak sözleşmedeki ibra ile ilgili ikinci cümlenin belgeye sonradan eklendiğini iddia ettiği, ayrıca inşaatın belgenin düzenlendiği
yapılan çeklerdeli imzaya inkarla ilgili itiraz hakkındaki incelemenin ancak ihtilafın esası hakkında usulüne uygun olarak görevli ve yetkili mahkemeye açılacak bir davada incelenip değerlendirilebilecek hususlardan, yani yargılamayı gerektiren husus olduğu, imza inkarı itirazının ihtiyati haciz kararına
davalı vekilinin taraflar arasındaki sözleşmede müteselsil kefil olarak gösterilen... yönünden yaptığı yazı ve imza inkarı; sözleşmenin, bilirkişi
verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulünde isabet bulunmamaktadır. Zira taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu dosyaya sunulan ve davalı yanca imzası inkar edilmeyen konusu, " davalı şirketin Eskişehir İli Merkez İlçesi sınırları içerisinde bulunan proje sahasında 0-300 m aralığındaki derinliklerde
: Mahkemece; somut olayda, davacı ...çek keşidecisi olup çekteki imzasını inkar etmediği, çek illetten mücerret bir ödeme aracı olup keşidecinin çek sebebiyle
edildiği; ayrıca davalı tarafça sunulan ve imzası inkar edilen sözleşmeler gereği davacının şirket kasasından ve davalıdan alınan aldığı borca istinaden
senetteki imzayı inkar etmediğini, bilirkişi raporu ile de imzanın davacı ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, adi ortaklık tarafından düzenlendiği kabul
, senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısı üzerinde bulunduğu, somut olayda davacı şirketin uyuşmazlık konusu çeklerdeki keşideci adına atılı imzaları inkar ettiği, bu durum karşısında imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu
veya çalışanına ait olup olmadığı hususlarında beyanının alınması, imza inkarı halinde davalının irsaliye faturaların tanzim tarihlerinden öncesini ... imzalarla inkar olunan imzalar karşılaştırılarak, inkar edilen imzaların önceki tarihlerde kabul edilen imzaları atan kişiye ait olup olmadığı ve bu ... çalışanına ait olmadığını,'' beyan ettiği, davalı taraf imza inkarında bulunduğundan mahkemece imza incelemesi yaptırıldığı, İstanbul ATK.'dan alınan raporda
gerekirken bu hususun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan, HMK'nun yazı veya imza inkarı başlıklı 208. maddenin 4. fıkrasında; resmi bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiasını, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada ... ve ipotek tesisine ilişkin evraktaki imzayı inkar ederek sahtecilik iddiasında bulunmuştur. Davacının iddiası da dikkate alınarak mahkemece bu halde