Toplam: 1.474
"imzaların istiklali (bağımsızlığı)" ilkesine göre, senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve
hakaret etmiş olması, kötü niyetli veya iktisaplı ağır kusurlu olduğunu, davaya cevap dilekçelerinde imzaların istiklali prensibi üzerinde durulmasına rağmen yerel mahkemenin gerekçeli kararında imzaların istiklaline ilişkin tek bir cümle bulunmadığını, mahkeme tarafından sadece ATK raporuna dayanılarak
, taraflar arasındaki sosyal ve ticari ilişkiler, özellikle fiil ehliyetine dair tartışma, imza sahteliğine rağmen imzaların bağımsızlığı prensibi nezdinde
olmadığı ve davacı ile sonraki ciranta ... Ltd. Şirketi ve ...’un aralarında ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmişse de, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibi gereğince, herkesin kendi imzasından sorumlu olacağı, davacının kendisinden sonraki ciro imzasının sahteliğini ileri sürerek sorumluluktan
ile atıf yapılan TTK'nın 677. maddesi uyarınca kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibinin geçerli olduğunu, Müvekkilinin cirantalar
sorumluluğunu kabul ettiğini, keşideci sıfatıyla imzaların istiklali ilkesi gereğince davacının borçtan sorumluluğun devam ettiğini (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin
olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... imzaların istiklali prensibi gereğince ciro silsilesinde ... ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının çekteki keşideci imzasını inkar etmediği, imzaların istiklali ilkesi
18/10/2017 tarih 1990/7096 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi geçerli olup ... imzasının sahte olduğu iddiasıyla işbu davayı açtığı, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali söz konusu olduğundan, çekte keşideci olan davacının lehtarın
düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ... bulunmadığı hususu sabit olmakla aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca çekteki lehtar imzasının sahte olması TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığını, asıl davada davacı şirket olan ... Şti, davaya konu çekin keşidecisi olup
yolu ile alacaklarına istinaden aldığını, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesinin geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini
iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 677. maddesindeki düzenlemeye göre, imzaların istiklali prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun
olmadığından senedi cirantadan devralan müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, imzaların istiklali ilkesi gereğince davacının sorumlu olduğunu, dava
gerekirken senet bedeli üzerinden harç yatırıldığını, müvekkilinin çeki ciro yoluyla alan iyi niyetli 3. kişi olduğunu, imzaların istiklali ilkesi gereğince
davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince bonoların tüketici olan davacı dışındaki kişiler bakımından
, davacıların davasının usulden esasa girilmeden reddine, amir yasa hükümleri gereğince, 2 nolu davacının imzaların istiklali ilkesi gereği sorumluluğu mevcut ... imzanın sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracaktır. Buna, imzaların bağımsızlığı ilkesi denilmektedir. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, atılı her ... ermiştir. Davacı keşideci ... AŞ yönünden imzaların bağımsızlığı ilkesi ve yasal düzenlemeler kapsamında sorumluluktan kurtulması mümkün olmayacağından
, imzaların bağımsızlığı ilkesi (TTK M. 677) gereği tedavül eden çekin geçerliliğine engel olmayacağını, dava konusu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının
etmiş ise de, imzaların istiklali ilkesi gereği her bir imzanın geçerliliğini diğerine bağlı olmaksızın koruduğu, şeklen düzgün olan ciro silsilesi
senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.Yasanın bu hükmü, "imzaların bağımsızlığı" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Kambiyo senedi olan çek ... ... LTD. ŞTİ lehine düzenlenmiş olduğu, çeklerin ciro ile davalıya geçtiği, lehtarın cirosunun geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, imzaların istiklali
takip konusu çekin kambiyo vasfında olmadığını iddia ettiğini, “imzaların bağımsızlığı ilkesi” karşısında bu iddianın hukuki dayanağının bulunmadığını ... , söz konusu durumun yani keşideci şirketin çift imza ile temsil edilmesi hususu imzaların istiklali ilkesi uyarınca şahsi defi olduğunu, bu itirazın ... değil orijinal metne göre sorumlu olacaklardır bu durum imzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen senetten doğan her bir borcun birbirinden ayrı olarak ... "imzaların bağımsızlığı" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Buradaki "metin" kavramının, diğer unsurlar yanında keşide tarihi ve bedel
izafe edilebilecek bir imza şeklen mevcut olmasına rağmen bu imzanın sahte/taklit olması, imzaların bağımsızlığı ilkesi (TTK m. 677) gereği tedavül eden
maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının sahteliğine dayanarak sorumluktan kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin
zararına iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiğini, ancak bu hususun kanıtlanamadığını ileri sürmüştür. Davalı, imzaların istiklali ilkesi gereğince ciro ... menfi tespit istemi değil istirdat istemi olduğu imzaların istiklali prensibi uyarınca imzanın sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden ... şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince
ve imzaların istiklali ilkeleri gereği, cirantaların birbirini tanımasının zorunlu olmayıp, bu durumun tek başına senedin geçerliliğini etkilemeyip
deliller ve bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davacının üstlendiği işleri tamamlamamış olduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi ve imzaların istiklali ilkesi uyarınca davacının imzalamış olduğu sözleşme içeriği ile bağlı olduğu, asıl ve birleşen davada kötüniyet tazminat şartlarının oluşmadığı
sebebiyle yapılan incelemede davacı adına atılı imzanın davacı şirket temsilcileri eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu durumda imzaların istiklali