Toplam: 23.220
yapılmıştır. Dava; Kişilik haklarına saldırının hukuka aykırılığının tespiti ve men'i istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine
Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması ve ... kötüleme, haksız rekabet, şeref ve haysiyetin ihlali, kişilik hakkının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği kanaati ile yazılan hususların kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı nazara alınarak, ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yazımın ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaati ile davacıları
gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Kişilik haklarına saldırı hukuki sebebine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; Zararın ve kusurun belirlenmesinde uzman bilirkişi değerlendirmesinin
hükmedilmesi için; a-) Kişilik haklarına saldırının bulunması gerekir. Kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Kişilik ... , gülünç ya da zor duruma sokmak gibi davranışlar kişinin manevi değerlerini zedeleyen davranışlar olarak algılanır ve kişilik haklarına saldırı teşkil eder ... olması gerekir. Kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylem, kişide elem ve üzüntü oluşturmamış, manevi olarak kişinin dünyasından herhangi bir etki ... kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek bir hususun bulunmadığı, dolayısıyla ortada kanunun aradığı niteliklere uygun haksız bir fiilin mevcut
bir talepte bulunmayacağını, davacının manevi tazminat talebinin de haksız olduğunu, müvekkilinin davacının değil, davacının müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, bu hususta taraflarınca açılan davanın derdest olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin
kullanılmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında 100.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, bu ... . Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 ... güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği ... kapsamında kaldığı ve kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar
Mahkemesince; "...,yayınlanan haber içeriğinde kişilik hakkına saldırı niteliğinde veya hukuka aykırı bir içerik bulunmadığı, davacının zarar görmesi eylemi ile ... zarardan davalı tarafın yayınlamış olduğu haber sebebiyle sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil
... ile ... isimli programda benzer ifadeleri kullanarak müvekkillerinin kişilik haklarına saldırıları teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, davalının ... konuyu adeta kamu kaynaklarında soygun yapıldığı içeriği ile haber yaptıklarını, haberin salt müvekkillerin kişilik haklarına saldırı amacı ile ... kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile manevi tazminata hükmedildiğini, bu ve benzer ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunun mahkeme kararları ... davrandığı ve davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşıdığına dair beyanının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili yayın kuruluşunun basın özgürlüğü
karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizde görülüp karara bağlanan davanın, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı ... yanlarca her ne kadar basın yoluyla kişilik haklarına saldırı yapıldığı, manevi zararlarının doğduğu ve zararlarının giderilmesi talep edilmiş ise de; davaya ... ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara ... arasındaki dengenin bozulmadığı, yazıda geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı, bu nedenle davanın tümden reddine karar
, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinin taşımadığı, ticari hayatta sıkça rastlanan ve yaşanan bir durum olduğu, tacir davacının bu nedenle uğradığı