Toplam: 127.837
maddesi ile de bağdaşmadığı, ayrıca, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 36’ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma ve savunma hakkını ihlal
keşideci şirket imzaya itiraz ve diğer savunma haklarını rahatlıkla kullanabileceğini, bu şekilde kötüniyetli hamil, tabiri caiz ise ihtiyati haciz talep
savunma haklarının kısıtlandığını, tebligatların kendilerine değil davalı asile yapılmasının bile bozma sebebi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ... dilekçeleri hakkında hiçbir işlem yapılmadığından savunma haklarının kısıtlandığı ileri sürülmüştür. Anılan dilekçe incelendiğinde, bilirkişi raporuna yönelik
olmadığından, kanunun aradığı meşruhatlı tebligat şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin ticari defterleri ile kendisini savunma hakkından mahrum
nedeniyle kaldırılmasını, davalının savunma hakkının kısıtlanması ve delillerin toplanmamış olması nedeniyle dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk
mahkemesinde olduğunu, eksik inceleme ile dosya üzerinden karar verilmesinin savunma hakkını ihlal ettiğini, dilekçelerinin incelendiği zaman öncelikle görev
, karmaşıklaşması; taraf sıfatlarının ve taleplerin iç içe geçmesi ve savunma hakkının zedelenmesi riski doğacaktır. Bu nedenle, sırf taraflar arasında geçmişe dayalı
olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk
, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını ve savunma hakkının kısıtlanmadığını
dilekçesi ve tensip zaptının müvekkilinin genel müdürlüğüne gönderildiğini, bu hususta savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verdiğini, bu itirazın da
dilekçesi tebliğ edilmiş ancak savunma hakkını kullanmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 28/09/2022 tarihli gerekçeli karar ile, limited
yargılamaya dahil edilmenin savunma hakkının ihlali olduğunu, dava dilekçesi hiçbir şekilde tebliğ edilmeden davaya dahil edildiğini, duruşmalardan haberdar olmasının sağlanmadığını, bu durumun, açıkça savunma hakkının ihlali anlamına geldiğini, tarafına ait ulusal elektronik tebligat sistemi üzerinden elektronik
vakıalar konusunda herhangi bir bilgi vermemiş, açıklamada bulunmamış olup bu hali ile dava dilekçesinde, savunma hakkımızı da kısıtlayacak şekilde yasal
başvuruyu incelediği, söz konusu durumun davacının itirazen şikayet iddialarını aşacak şekilde ve davacıya savunma hakkı vermeksizin inceleme yapıldığı, 4734
dosyasında davalıya çıkarılan tebligatlarının hiçbirinin kendisine ulaşmadığı, dolayısıyla davalıya savunma hakkının dahi verilmediği, davacının hak sahibi
olduğuna ilişkin savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle davalının yetkisiz temsil savunmasının mahkememizce dikkate
edilmemesi nedeniyle savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar
sunmalarına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığına yönelik tespitin hatalı ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, icra müdürlüğünce mahkemeye
çıkarılmadığını ve savunma hakkının açıkça kısıtlandığını, müvekkili şirketin dava dilekçesinde belirtildiği şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, sözde alacağı
savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup yukarıda belirtilen hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkına aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle
, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir ... . maddeleri gereği mahkeme kararının ihbar olunan ......'a tebliğ edilmeden dosyanın dairemize gönderilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde
alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ... olunanlara tebliğ edilmeden dosyanın dairemize gönderilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle yukarıda belirtilen
sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, teslim tesellüm belgesindeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını ve bu husus araştırılmayarak savunma hakkının ağır şekilde
işleyip işlemediği, faturaları içerikleri vs hususları inceleyemedikleri için anayasal savunma hakkının da kısıtlayıcı olup eksik ve tek taraflı hazırlanan
gerekçeleriyle süre talebinin reddine karar vermiştir. Süre talebinin reddi kararı üzerine başvurucu; SEGBİS'in savunma hakkını ihlal ettiğini, mahkeme huzurunda