Toplam: 12.785
yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl
, usul ekonomisi ilkesi gereği taleplerin tek elden değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla ve davaların birlikte görülmesinin yerinde olacağı
dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi ilkesi ile de uyumlu olacağı, bu nedenle mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının, yine mahkememizin 2026
her ne kadar duruşma günü verilmiş olsa da ...Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Daireleri'nden gelen yazı cevapları doğrultusunda, usul ekonomisi ilkesi
birleşme şartlarının mevcut olduğu, bu iki dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi ilkesi ile de uyumlu olacağı, bu nedenle mahkememizin 2026/1691 Esas
. maddesinde öngörülen birleşme şartlarının mevcut olduğu, bu iki dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi ilkesi ile de uyumlu olacağı nazara alınarak
ile iş bu dava dosyasının birlikte görülmesi gerektiği, usul ekonomisi ilkesi gereği mahkememiz dosyasının, dava tarihi olarak önce ikame edilen
dosyasının birlikte görülmesi gerektiği, dava ve usul ekonomisi ilkesi gereği mahkememiz dosyasının, dava tarihi olarak önce ikame edilen mahkememizin... Esas
usul ekonomisi ilkeleriyle bağdaşmadığı, davalı tarafından ileri sürülen söz konusu iddia yeni bir iddia olmayıp, yaklaşık 3 yılı aşkın süredir dosyada
ilkesi hem tarafları hem de Hâkimleri kanunda belirtilen süreye uymaya zorlayarak yargılanmanın hızlanmasını sağladığından usul ekonomisi ilkesinin
tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.". "Usul ekonomisi ilkesi başlıklı" 30. maddesinde ise ; ''Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli ... yargılamanın en başında dosya üzerinden usulden ret kararı vermesi usul ekonomisi ilkesine de uygundur. Kaldı ki dava, davalı hakkında esasa girilmeksizin
dikkate alınarak, usul ekonomisi ilkesi gereği dosya üzerinden aşağıdaki şekildeki usule ilişkin nihai kararla dosyadan el çekilmesinde isabet bulunmuştur
yazsaydı cevabi yazıyla eksiklik tamamlanacağını, hasımın açıkça belirli hale gelmiş olacağını, usul ekonomisi ilkesinin yok sayıldığını, rücu talepleri
yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. (HGK 11.04.2019
karşısında, dosya kapsamında keşif yapılmasının, birden fazla kez bilirkişi raporu alınması ve zararın tespit edilmesinin de ayrıca usul ekonomisi ilkesinin ... , ayrıca yargılamanın sağlıklı yürütülmesini engelleyen ve usul ekonomisi ilkesi ile bağdaşmayan bir sonuç doğurduğunu, raporlarda ayrıca, “kimyasallarla
sayılı dosyası arasında doğrudan bağlantı bulunduğundan ve usul ekonomisi ilkesi gereği birleştirme kararı verilmesine, davacılara TTK madde 448/3 uyarınca
.... Asliye Ticaret ... Esas sayılı dava dosyasında aldırılan ... tarihli kusur raporunun hüküm ve denetime elverişli bulunması halinde usul ekonomisi ilkeleri
tarihli duruşmada alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ekonomisi ilkesi gereği ve yargıda hedef süre formu uyarınca yeniden rapor
bağımsız olduğu, usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu göz önüne alındığında her bir davacı
taraflar lehine gerçekleştirildiği dikkate alındığında usul ekonomisi ilkesi uyarınca gelinen aşama itibariyle bu hususun tek başına kararın kaldırılmasını
Mahkemesi olan Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Dairesinde çözümlenmesi gerektiğinden usul ekonomisi ilkesi gözetilerek tensiben davanın usulden reddi ile
uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyanın tefriki ile 2023/804 esasa kaydına karar verildiği, uyuşmazlığa konu sözleşmenin taraflarının dava dışı ... yönünden yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyanın tefriki ile 2023/804 esas sırasına kaydına karar verildiği, 11/12/2023 tarihli
"karar kesinleşsin, iki haftalık süre başlasın, sonra talep edeyim" şeklinde bir kronolojik sıraya zorlanması HMK m. 20'nin ruhuna ve "Usul Ekonomisi" ilkesine ters olduğunu, 18.12.2025 tarihli dilekçenin karar kesinleştiği anda hukuki geçerliliğini kazandığını, mahkemenin "erken talep geçersizdir
aldığını, mahkemece tüm bu klozların ve ek sözleşmelerin davalı sigorta şirketinden istenmesi gerekirken mahkemece usul ekonomisi ilkesi gereği yeterli
konulduğunu, Türkiye’de malvarlığı bulunmayan veya tasfiye hâlinde olan kişilerin davaya taraf olarak dâhil edilmesinin zorunlu tutulması hem usul ekonomisi ilkesine hem de Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ile makul sürede yargılanma hakkına açıkça aykırı olduğunu, Yabancı Mahkeme Kararı’nda