Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

TÜRK MİLLETİ ADINA

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;

İDDİA:

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/04/2016tarihli, 2016/1415soruşturma ve 2016/1012 esas nolu iddianamesi ile sanık K1 hakkında; "şüphelinin şapı ve imar işleriyle mesul olduğu mülkiyeti F1 Turizm Ticaret Ltd. Şti'ye ait olan Nevşehir İli Merkez İlçesi A1 Beldesi 2 pafta, 359 Parselde bulunan taşınmazda Nevşehir Kültür Varlıklarını koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede:

Söz konusu parselin Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12/11/1999 gün ve 1123 sayılı kararıyla belirlenen, aynı kurulun 21/07/2011 gün ve 3055 sayılı kararıyla sınırları kadastral haritaya aktarılan ve kurulun 17/10/2014 gün ve 1267 sayıl karar ile sayısallaştırılan A1 Kentsel Sil Alanında aynı kurulun 02/07/198 gün ve 3446 sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olduğu, taşınmaza ilişkin rölöve kurulun 30/12/2014 gün ve 1420 sayılı kararıyla, restitüsyon ve restorasyon projeleri ise kurulun 20/01/2015 gün ve 1435 sayalı kararı ile uygun bulunduğu,

Taşınmaza ilişkin revizyon projesi incelendiğinde;

- Bodrum katta B03 kodlu onaylı restorasyonda mutfak olarak gösetirlen mekan kazan dairesine çevrilerek iptal edildiği,

- Zemin katta Z01 numaralı resepsiyon girişinin karşısındaki duvar bitişik 109 numaralı odada duvar olan kısmı ile birleştirilerek genişletildiği,

- Birinci katta 110 numaralı odadaki duvarın iptal edildiği, 108 numaralı eyvandan çıkış merdivenine 100 cm genişliğinde sahanlık eklendiği, 109 numaralı odada giriş karşyısına nişler eklendiği,

- 113 numaralı kemer odanını girişinin karşı duvarına şömine yapıldığı, aynı mekanda girişin karşısındaki 65x70lik diş oluşturan kaya kısmı alınarak gönyeye getirildiği,

- 103 numaralı eyvanda tandırın kaldırıldığı, 113 numaralı oda ile 104 numaralı kayadam arasındaki duvarın yaklaşık 10 cm ince uygulandığı,

- 103 numaralı eyvandan 102 numaralı kayadam girişin sağındaki duvar 5 cm içerinden ince örüldüğü, 102 ve 101 numaralı kayadamlardaki duvarların iptal edildiği,

- 101 numaralı kayadamın girişinin solundaki nişler boyuna genişletildiği, 103 numaralı eyvan solundaki dolabın kapatıldığı, 105 nolu depo destek yuvaları yapıldığından küçültüldüğü,

- İkinci katta 201 numaralı mekanın girişinin solundaki duvar yaklaşık 80 cm geri alınarak mekanın genişletildiği ve banyo duvarının iptal edildiği,

- 202 numaralı oda eyvana dönüştürülerek pencerelerin iptal edildiği ve duvarına iki niş açıldığı,

- 203 numaralı niş açılarak depoya çevrildiği, 206 numaralı kemer odadaki banyonun iptal edildiği, kemer sayısı ile pencere açıklıklarının 20 cm arttırıldığı, ön duvarın kalınlaştırılarak yan duvarların inceltildiği,

- Üçüncü katta 301 numaralı banyonun duvarının iptal edildiği ve dış duvarına niş eklendiği,

- 208 numaralı terastan 303 numaralı terasa çıkış merdiveninin yönünün değiştirildiği,

- 300 numaralı terasa ulaşımı sağlayan kapının küçültüldüğü, yapının kuzeybatı cephesi bacaların iptal edilmesi nedeniyle değiştiğinin tespit edildiği,

Şüphelinin alınan savunmasında; şirket müdürü olarak yapı işleri ile kendisinini ilgilendiğini, belirtilen parseldeki yapı ile ilgili olarak koruma kurulundan gerekli izin alınmasına müteakip çalışmalar ve yapıma başladıklarını, projeye uygun olmayan bir kaç yerin olduğunu kendilerine bildirildiğini, kurulun uygun olmadığını belirttikleri yerleri projeye uygun hale getirdiklerini belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği,

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde şüphelinin kurulca uygun bulunan projeye aykırı olarak yukarıda belirtilen uygulamaları yapmak suretiyle üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği " iddiasıyla ve fiiline uyan 2863 Sayılı Kanunun 65/4 maddesi ile TCK'nın 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

SAVUNMA:

Sanık K1 ilk derece yargılamasında alınan savunmasında, ""Söz konusu yer müdürü olduğum şirkete aittir, biz restorasyon için kuruldan izin almıştık, ancak ustaların hatasından dolayı projeye uygun yapılmamış, biz bunun üzerine kurul ile konuştuk, ne yapmamız gerektiğini sorduk, onlarda gerekli düzenlemeyi yaptıktan sonra oturma izni alabileceğimizi söylediler. Biz de daha sonraki aşamada uygun olmayan yerleri tekrardan projeye uygun hale getirerek oturma iznini aldık, buna ilişkin de gerekli evrakları temin ettik, bu gün de mahkemeye ibraz ediyoruz, beraatimi talep ediyorum, dosya arasındaki 30/05/2016 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararı bizim lehimizedir, Belediye bana bu yerle ilgili Yapı Kullanım İzni Belgesi verdi, iddianamede yazılan hususlar düzeltildikten sonra bu yapı kullanım iznini aldım, ben mahkeme sürecinde bu eksiklikleri düzelttim ve Yapı Kullanım iznini aldım."şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLER:

-Davaya konu yerin korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair, (Mülga) Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 02/07/1987 tarihli ve 3446 sayılı kararı.

-Davaya konu yerin korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 17/10/2014 tarihli ve 1267 sayılı kararı.

-İlk derece yargılamasında icra edilen keşif

-Keşfe iştirak eden şehir plancısı ve arkeolog-sanat tarihçisi bilirkişi raporu.

-Katılan İdare görevlisi üç mimar tarafından düzenlenmiş 19/02/2016 tarihli tespit raporu.

-Olay yeri fotoğrafları.

-Harita ve plan örneği.

-Nüfus ve adli sicil kayıtları.

İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:

Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/04/2017 tarih ve 2016/527 Esas, 2017/412 Karar sayılı kararı ile, sanığa isnat edilen suçun unsurları oluşmadığından bahisle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU:

Katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, başvuru dilekçesinde özetle, "sanık tarafından işlenen fiil, kurum tarafından yapılan suç duyurusu eki evraklarla anlaşılacağı üzere sabit olup hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekmektedir. Zira; sanık bizzat kendisi de ustaların hatasından dolayı projeye aykırı davranıldığını ikrar etmiştir. Sanığın açık ikrarına dosya kapsamındaki keşif tespitlerine rağmen sanığın beraat etmesi yasaya uygun olmamıştır." şklinde açıklamaya yer verilmiştir.

DURUŞMA AÇILMASI KARARI:

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, suçun unusrularının oluşup oluşmadığı ve sübut bakımından değerlendirme yapılması için gerekli görüldüğünden, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.

DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ SAFHASI:

Sanık K1istinaf aşamasında talimat yoluyla alınan savunmasında; " Ben bu hususta daha önce savunmada bulunmuştum. Koruma kurulu'ndan aldığımız proje doğrultusunda bir restorasyon çalışması yapılmıştır. Ustalar çalışmalar esnasında bir takım hatalar yapmıştır. Koruma Kurulu'nun projeye bire bir uyulduğuna dair yazısına istinaden belediyeye götürdü ve bu şekilde belediye oturumumuzu verdi. Daha sonra bu olay sebebi ile bir dava açıldı, dava devam ederken keşif yapıldı. Keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarından tüm yapının usulüne uygun olduğuna ilişkin rapor düzenledi. Suç kastım bulunmamaktadır. Mahkemenin beraatime karar vermesini talep ediyorum eğer Mahkeme ceza verirse hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık müdafii Av. K3 istinaf aşamasında talimat yoluyla alınan savunmasında; "Müvekkilimin beyanlarına iştirak ederim. Eski eserlerin tadilatı sırasında Koruma Kurulu'ndan karar almak zorunludur. Müvekkilim başından beri bu izin şartını tamamlamış ve buna uygun olarak da restorasyon çalışmalarını yapmıştır. Bu çalışmalar esnasında müvekkilim eczacıdır. İnşaat bilgisine sahip değildir. Restorasyon işlemlerini yapan ustalar bir takım hatalar yapmıştır. Daha sonra kurulun incelemeleri sonucu hatalar tespit edilince de müvekkilim tekrar eski projelere uygun olarak hataları gidermiştir. Kesinlikle suç kastı bulunmamaktadır. Olayda her türlü izinler alınmış izinlere uygun olarak işlem yapılmış ancak son aşamada bir takım hataların çıkması olağandır. Müvekkilim başından beri suç kastı ile hareket etmemiştir. Beraate yönelik kararın aynen devam etmesine, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Eğer sayın mahkeme aksi kanaatte olur ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyoruz." demiştir.

Katılan vekili Av. K4 istinaf aşamasında talimat ile alınan beyanında;"Bu konuda soruşturma aşamasında vermiş olduğumuz ifademizi aynen tekrar ediyoruz. Sanık uygulama projesine uygun olarak bir takım yapılar yapmış ancak daha sonra denetim esnasında projeye uygun olmayan 14 farklı değişiklikler yapılmıştır. Bunlar da ufak tefek değişiklikler değil, göze batan değişikliklerdir. Sanığın eczacı olması da sorumluluğunu kaldırmaz. Ustalara direktif veren de kendisidir. Projeye aykırı hareket ederek suç tamamlanmıştır. Dava açıldıktan sonra yapılan yanlışlıkların ya da kasıtlı değişikliklerin düzeltilmiş olması, 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet gerçeğini de değiştirmez. Zira suç tamamlanmıştır ve suç maddelerine uygun olarak da iddianame düzenlenmiştir. Kurul tarafından verilen İkinci uygunluk dava devam ederken sanığın daha önce 2863 sayılı yasaya muhalefet ederek yaptığı değişiklikleri düzeltmesi sebebi ile verilmiştir. Oysa davanın açılış sebebi iddianamede de belirtilen kurulun 30/12/2014 gün ve 1407 sayılı ve 20/01/2015 gün ve 1435 sayılı kararlarına aykırı davranması sebebi ile açılmıştır. Sanıktan davacı ve şikayetçiyiz" demiştir.

ESAS HAKKINDA MÜTALÂA:

Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; "sanığın dosyada mevcut belge ve bilgilere göre sabit görünen eylemi nedeniyle 2863 Sayılı Yasanın 65/1, 53 ve 61 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin mevcut kararının kaldırılmasına kararverilmesi mütalaa olunur" şeklinde talepte bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Sanığın savunması, tapu kaydı, Kayseri ve Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları, ilk derece yargılamasında icra edilen keşif, şehir plancısı ve arkeolog-sanat tarihçisi bilirkişi raporu, 19/02/2016 tarihli tespit raporu ve olay yeri fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen fiilin sübutu hususunda tereddüt mevcut değildir.

Buna göre; sanığın F1 Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve aynı zamanda işlerini takiple yetkili müdürü olduğu, şirketin de Nevşehir Merkez A1 Beldesi'nde 2 pafta ve 359 parsel numarası ile tapuya kayıtlı olan taşınmazın maliki olduğu, bu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olduğu, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 20/01/2015 gün ve 1435 sayalı kararı ile taşınmaza ilişkin restitüsyon ve restorasyon projelerinin uygun bulunduğu, katılan İdare görevlileri tarafından 19/02/2016 tarihinde mahallinde yapılan incelemede iddianamede ayrıntılı dökümü yapılan hususlarda (duvar yıkmak-eklemek, kapı iptal etmek, merdiven yönlerini değiştirmek, dolapları kapatmak vs) projelere aykırı olarak esaslı şekilde müdahalede bulunularak taşınmazda değişiklik yapıldığının tespit edilip tutanağa bağlandığı, tespit üzerine katılan tarafından 02/03/2016 tarihli ve 870 sayılı yazı ile suç duyurusunda bulunulduğu, nitekim yapılan keşif alınan bilirkişi raporu ile de bu aykırılıkların tespit edildiği anlaşılmıştır.

2863 Sayılı Kanun'un 65. maddesinde "Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile (…) (1) izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. (1) " hükmü yer almaktadır. Somut olayda da, sanığın almış olduğu iznin dışında ve ötesinde, taşınmaz üzerinde esaslı inşai ve fiziki müdahale oluşturacak şekilde yıkım, ekleme ve değiştirme yapması gözetildiğinde suçun sübuta erdiği vicdani kanaatine varılmıştır.

Sanığın tacir sıfatının olması, davaya konu yerin de kişisel kullanımdan ziyade ticari işletme faaliyet kapsamında değerlendirilen bir yer olması, yapılan değişikliklerin sayısının ve çeşidinin çokluğu, yine taşınmaza müdahalenin niteliğinin ağırlığı ile ilk yapılan tespit ve suç duyurusu gözetildiğinde; basit bir değişiklikten ya da daha önce alınan izin kapsamında bir uygulama hatasından söz edilemeyeceği, yapılan esaslı değişikliklerin işletme sahibi sanığın bilgisi ve dışında gerçekleşebilecek nitelikte olmadığı, kaldı ki projeyi uygulayacak ustaların bunda bir menfaati olmadığı gibi maliyet hesabını lehe ve aleyhe etkileyecek bir değişikliği yapmaları için bir sebep de olmadığı anlaşılmakla, suçtan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilmemiştir.

Öte yandan, suç yukarıda açıklanan şekilde işlenip suç duyurusu yapıldıktan sonra tadilat projesi yapılarak yapı kullanım belgesi düzenlenmiş ise de; bu durumun suçun işlenmesiyle gerçekleşen neticeyi düzeltmeye yönelik olduğu, fakat suçun işlenmiş olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, suç işlendikten sonra idari merci kararları ile de fiilin suç olmaktan çıkmayacağı kabul edilmekle, sonradan tadilat projesi yapılıp yapı kullanım belgesinin düzenlenmesi neticeye etkili bulunmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1) Katılan vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık K1 hakkında verilen Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarih ve 2016/527 esas, 2017/412 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2.1) Tüm dosya içeriğinden, sanık K1'in üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2.2) Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2.3)Sanığa hükmolunan 4 gün adli para cezasının, TCK.nun 52./2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak günlüğü takdiren 20 TL den çevrilmek suretiyle; 80 TL ADLİ PARA CEZASI CEZALANDIRILMASINA,

2.4) Sanığın sonuç olarak 1 YIL 8 AY HAPİS VE 80 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2.5) Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,

2.6)Sanığın, suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararı tamamen gidermemesi nedeniyle hakkında CMK’nun 231/6-c maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına,

2.7) Hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın miktarı itibariyle yasal imkansızlık nedeniyle TCK.nun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,

2.8) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda Dairemizde kanaatin oluşması nedeniyle hükmolunan hapis cezasının TCK.nun 51/1. maddesi uyarıncaERTELENMESİNE,

2.9)Sanık hakkında TCK.nun 51/3. maddesi uyarınca, erteleme süresinin hükmolunan cezadan daha az olamayacağı gözetilerek 2 yıl deneme süresi belirlenmesine,

2.10)Sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak, denetim süresinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına,

2.11)Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezasının kısmen ya da tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin, denetim süresinde suç işlememesi durumunda cezasının infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına,

2.12) Sanığa hükmolunan adli para cezasının yasal imkansızlık nedeniyle ertelenmesine yer olmadığına,

2.13)Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihine göre ilk derece yargılaması yönünden 1980 TL, istinaf yargılaması yönünden katılan vekilinin katıldığı duruşma sayısı dikkate alınarak 1362 TL vekalet ücretlerinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,

2.14) İlk derece Mahkemesince ve Dairemizce yapılan toplam 828 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZyasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar, C.Savcısı K2'nun (33837) yüzüne tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2019