DAVANIN KONUSU: Boşanma
Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesinin 27.10.2016 tarih, 2016/119 Esas ve 2016/833 Karar sayılı kararı aleyhine, davacı-davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere mahkememize gönderilmiş olmakla, vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, kararın vekili varken davacı-davalı asile yapılması nedeniyle bu tebligatın geçersiz olduğu ve geçersiz tebligat ile kanun yollarına ilişkin sürenin işlemeye başlayamayacağı bu sebeple geçersiz tebligat üzerine davacı-davalı asilin istinaf yolundan feragatine ilişkin beyanının "doğmamış haktan feragat edilemez" kuralı gereğince geçerli olmadığı bu nedenle başvurunun süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı-davalı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların TMK'nın 162 ve 166. maddelerine göre boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesine, müvekkili için TMK'nın 174/1. maddesi gereği 30.000,00 TL maddi ve 174/2. maddesi gereği 20.000,00 TL manevi tazminat ile aylık 500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, müşterek çocuklar için ise aylık 300,00'er TL tedbir-iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, davacı asil 27.10.2016 tarihli duruşmada da kendi açtığı davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı-davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili için 20.000,00 TL manevi tazminat ile müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Kahramanmaraş 1.Aile Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli kararı ile davalı-davacı tarafın açtığı boşanma davasının davacı tarafından açılan Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesinin 2016/119 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesine karar verdiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davacı-davalının davasından feragat etmesi üzerine; davacı-davalının davasının feragat nedeni ile reddine, davalı- davacının davasının kabulü ile tarafların TMK'nın 166/3. maddesine göre boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin davalı- davacı babaya verilmesine, müşterek çocuklar ile davacı- davalı anne arasında şahsi münasebet tesisine, tarafların anlaşmaları doğrultusunda birbirlerinden nafaka, tazminat, ev eşyası, mal katılım payı, takı alacağı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği görülmüştür..
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı-davalı vekili; müvekkilinin kandırılarak ve yanıltılarak kendi davasından feragat etmesi ve karşı tarafın davasını kabul etmesinin sağlandığını, müvekkilinin irade sakatlığından kaynaklı feragat beyanının geçerli olmadığını bu sebeple mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, mahkeme kararının kaldırılarak dava dilekçesinde belirtikleri talepler ile davalarının kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
HMK 355. maddesine göre resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Asıl dava TMK'nın 166.ve 162.maddeleri uyarınca boşanma, birleşen dava ise TMK'nın 166/1 maddesi uyarınca boşanma istemine ilişkindir. Birleşen dava 01.04.2016 tarihinde açılmış ve dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden 04.04.2016 tarihinde birleştirme kararı verilmiştir. Davacı-davalının açtığı boşanma davasında 31.05.2016 tarihinde ön inceleme duruşması yapılarak tahkikat duruşması 08.11.2016 tarihine bırakılmıştır. Duruşma tarihinden önce 27.10.2016 tarihinde; davacı-davalı asil, davalı-davacı asil ve vekili mahkemeye müracaatla dosyanın duruşmasının 27.10.2016 tarihinde yapılmasını talep etmişler, mahkemece talep kabul edilerek tahkikat duruşmasına geçilmiştir. Davacı- davalı asil HMK 154/3-ç maddesine uygun şekilde tutanağa geçirilen imzalı beyanı ile kendi açtığı boşanma davasından feragat etmiş, davalı- davacının açtığı boşanma davasını kabul ettiğini beyanla TMK'nın 166/3 maddesi uyarınca boşanmaya ilişkin boşanmanın mali sonuçları ve müşterek çocukların durumu hakkındaki iradesini açıklamış, davalı- davacının da anlaşmalı boşanmaya ilişkin imzalı beyanı alındıktan sonra mahkemece davacı-davalı kadının davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, davalı-davacı erkeğin açtığı boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK'nın 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiştir.
Feragat ve kabul,kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.( HMK.m.311) Feragat ve kabule ilişkin irade beyanları, hata, hile veya ikrah sebeplerinden biri ile sakatlanmış ise beyanda bulunan taraf, borçlar hukuku kuralları çerçevesinde , iradeyi sakatlayan sebebi ispat etmek şartı ile feragat ve kabulün iptali için dava açabilir.( Hükümet Gerekçesi m.315)
"Davadan feragat bir usul işlemi ise de, davadan feragatin içeriği bir maddi hukuk işlemidir.
Davadan feragatin içeriği olan maddi hukuk işlemi (haktan vazgeçme) ile taraflar arasındaki (dava konusu yapılan) uyuşmazlık son bulur. Burada dava (uyuşmazlık) mahkemenin kararı ile değil, davacının iradesi (maddi hukuk işlemi) ile son bulduğundan, feragatin içeriği olan bu maddi hukuk işlemine karşı usul hukuku kurallarına göre istinaf yoluna başvurulamaz. Çünkü mahkemenin, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında vermiş olduğu bir karar yoktur. İstinaf yolu ise, ancak ilk derece mahkemesinin kararlarına karşı başvurulabilen bir kanun yoludur (m. 341). Davadan feragatin içeriği olan maddi hukuk işlemi ancak maddi hukuk kurallarına göre iptal ettirilebilir (m. 311, c.2).
Fakat, feragatin yapılışı usul hukukuna tabidir. İşte bu nedenle, mahkeme, feragatin usul hukuku kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırır; feragatin usulüne uygun olarak yapıldığı ve bununla davanın son bulduğu kanısına varırsa, davanın feragat nedeni ile reddine karar verir. Mahkemenin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin bu kararı, usul hukukuna aykırı olabileceğinden istinaf edilebilir.
Buna göre, davanın feragat nedeni ile reddine ilişkin mahkeme kararı, yalnız usul hukukuna dayanan istinaf sebeplerinden dolayı istinaf (veya temyiz, m. 373/4) edilebilir. Usul hukukuna dayanan istinaf sebepleri ise, usul hukuku kurallarının yanlış uygulanması halinde söz konusu olur buna göre, mahkemenin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin kararı, feragat hakkındaki (yukarıda incelenen) usul hukuku kurallarına aykırı ise, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin kararını kaldırarak, davanın esası hakkında karar verir."( KURU, Baki; İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ağustos 2016, s.533-534) Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davacı-davalı asilin feragatinin usul hukuk kurallarına uygun yapıldığı, irade bozukluğu halleri nedeniyle feragatin ancak maddi hukuk kurallarına göre iptal ettirilebileceği(m.311,c.2) davacı-davalı tarafından borçlar hukuku kuralları çerçevesinde, iradeyi sakatlayan sebebi ispat etmek şartı ile feragatin iptali için açılan bir dava olmadığı gibi istinaf dilekçesinde soyut olarak irade sakatlığından bahsetmekle birlikte irade sakatlığının nedenleri konusunda bir açıklama ve delil sunmadığı, feragat nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı-davalı vekilinin kendi davalarına yönelik ve feragat iradesinin geçersizliğine dair istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı-davalı vekilinin davalı-davacının kabul edilen boşanma davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davacı-davalı vekilinin istinaf dilekçesi içeriği anlaşmalı boşanmadan dönme iradesi taşımaktadır.Taraflar davalı-davacı erkeğin başta çekişmeli olarak açtığı davanın, davacı-davalı tarafından kabulü ile Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm anlaşmalı boşanma davasının davalısı konumundaki davacı-davalı tarafından istinaf edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece başta çekişmeli olarak açılan davada; davalı-davacı erkeğin dava dilekçesinin davacı-davalıya tebliğ edilerek, taraflara iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin davalı-davacı erkeğin açtığı davanın kabulüne yönelik kısmının kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaati ilk aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİNE,
A) Davacı-davalının, davalı-davacının kabul edilen boşanma davasına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesinin 27.10.2016 tarih, 2016/119 Esas ve 2016/833 Karar sayılı ilamının, davalı-davacının boşanma davasının kabulü ile ilgili "2,3,4,5,6,7,8,9" numaralı bentlerinin KALDIRILMASINA, davacı-davalının feragat nedeni ile reddedilen davasına ilişkin "1,10 ve 11" numaralı bentlerinin aynen MUHAFAZASINA, dosyanın davalı-davacı erkeğin boşanma davasında gerekçede anlatılan hususlar doğrultusunda işlem yapılarak bir karar verilmek üzere HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesine İADESİNE,
B) Davacı-davalının feragatin geçersizliği iddiası ile kendi davasına yönelik istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacı-davalı adli yardımdan yararlandığından ve davacı-davalı tarafça yatırılmış istinaf peşin harcı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı-davalı yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
4--Davacı-davalı , HMK 336 maddesi uyarınca adli yardımdan yararlandığından ve HMK'nın 339 .maddesi uyarınca adli yardımla ertelenen yargılama giderleri dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil olunacağından, davacı-davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapması gereken ancak adli yardım nedeniyle tahsili ertelenen giderlerin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361 ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay'a temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06.01.2017