Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:
belediyelerin görevleri • kamulaştırma

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Belediye Başkanlığı

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf: I- ... Varisleri: ... velayeten .... ...

II- ... Varisleri: .... ...

Vekilleri Av....

İstemin Özeti : İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 24.2.1997 günlü, E:1996/543 K:1997/134 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi Gonca Temizhan'ın Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, kadın sosyal dayanışma merkezi kurulması amacıyla kamulaştırma yapma hususunda belediye başkanlıklarının yetkili olmadıkları, 1580 sayılı Belediye Kanununda belediyelerin görevleri arasında kadın sosyal dayanışma merkezi kurmanın sayılmadığı, ancak gelişen koşullar doğrultusunda kentin ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğundan, kadın sosyal dayanışma merkezi kurulması amacıyla belediyelerce kamulaştırma yapılabileceği sonucuna varıldığından dava konusu kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin ikinci bir talimatla ödenmek üzere bankaya bloke edilmesi ve kamu yararı kararının onay merciine onaylattırılmaması yönünde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu nedenle temyize konu mahkeme kararının sonucu itibariyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

Savcı Habibe Ünal'ın Düşüncesi : Kamulaştırma bedelinin, taşınmazın kamulaştırmayı yapan idare adına tapuda tescili yolunda ferağ verilmesi koşulu dışında kesintisiz ve sınırlamasız olarak bankaya yatırılmış olması ilgilinin bu bedeli her zaman alabilmesini sağlamak amacına yöneliktir. İdarenin bu bedeli ikinci bir talimatla ödenmek üzere bankaya bloke etmesi ilgilinin kesintisiz ve sınırlamasız olarak bedeli alabilme olanağını ortadan kaldıracağından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu idare mahkemesi kararında 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçesiyle onanmasının uygun olacağı düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kadın sosyal dayanışma merkezi olarak kullanılması amacıyla kamulaştırılmasına ilişkin 14.3.1996 günlü, 667 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış: idare mahkemesince, davacılara ait taşınmazın kadın sosyal dayanışma merkezi olarak kullanılmak üzere kamulaştırıldığı, oysa idarenin böyle bir hizmeti yerine getirmek gibi bir görevinin bulunmadığı, kamulaştırma bedelinin sınırlamasız yatırılması gerekirken bankaya ikinci bir talimatla ödenmek üzere bloke edildiği, kamu yararı kararının mülki idare amirine onaylattırılmadığının anlaşıldığı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptalin karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

Kadın sosyal dayanışma merkezi kurmak 1580 sayılı Belediye Kanununda belediyelerin görevleri arasında öngörülmemiş ise de artan nüfusu, konumu, sosyal durumu değişen ve gelişen koşullar doğrultusunda kentin ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, belediyelerce de kadın sosyal dayanışma merkezi kurulabileceği ve bu amaçla kamulaştırma yoluna gidilebileceği sonucuna varılması doğru olacaktır.

Ancak, dava konusu kamulaştırma bedelinin ikinci bir talimatla ödenmek üzere bankaya bloke edildiği, belediye encümeni tarafından alınan kamu yaran kararının onay merciine onaylattırılmadığının anlaşılması karşısında dava konusu kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

Dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 24.2.1997 günlü, E:1996/543 K-.1997/134 sayılı kararının yukarıdaki gerekçeyle onanmasına dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 24.4.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

AYRIŞIK OY

Temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının, karardaki gerekçelerler aynen onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına bu yönüyle katılmıyorum.