Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

TemyizEden: F1 Demir Çelik İnşaat NakliyatHurda Sanayi ve Ticaret

Limited Şirketi

KarşıTaraf: İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı - İZMİR

(Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğü)

İstemin Özeti : Davacı adına, F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın düzenlenmiş faturaları kayıtlarına dahil etmesi nedeniyle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yeniden düzenlenen beyan tablosuna göre 2009 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezası davaya konu yapılmıştır.

İzmir 1. Vergi Mahkemesi, 10.4.2014 gün ve E:2013/963, K:2014/487 sayılı kararıyla; F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; 27.3.2009, 15.10.2009 ve 14.1.2010 tarihli yoklamalarda; bildirdiği işyeri dışında depo, antrepo ve satış mağazası bulunmadığı, şirket merkezinin 13.10.2009 tarihinde ''A2'' adresine nakil gittiği, işyerinin yaklaşık 80 m² olduğu, adına kayıtlı araç ve mal stoku olmadığı, siparişlerin telefonla verildiği, malların doğrudan müşteriye gittiği, 1.7.2009 tarihinde ''A3'' adresinde açtığı şube iş yerini, 30.9.2009 tarihinde kapattığı, kapatılan şube işyerinin mülkiyetinin aynı konuda faaliyet gösteren F3 Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı K1'a geçtiği, ''A4'' adresinde 27.10.2009 tarihinde açtığı şube işyerini 31.05.2010 tarihinde kapattığı, 2009, 2010 ve 2011 yılları katma değer vergisi beyannamelerindeki toplam matrahın 76.254.957,69 TL olduğu, çok yüksek tutarlı katma değer vergisi beyan edilmesine karşın ödenecek katma değer vergisi çıkmadığı veya cüz'i miktarda çıktığı, mal aldığı veya sattığı firmalar hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma ve düzenleme fiili nedeniyle raporlar bulunduğu, mükellefin, F4bank Şubesinde sahte olarak açtırdığı hesaplardan mal satın aldığı kişi veya firmalara ödeme yapılmış gibi sahte dekont aldığı, bu dekontları defter ve kayıtlarına intikal ettirdiği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Denetim Daire Başkanlığı Yeminli Murakıplarının düzenlemiş olduğu raporlarda; F4bank İskenderun şubesinde banka personeli olan sekiz kişinin komisyon karşılığında şahıs ve firmalar adına hiçbir belge aranmaksızın açtıkları hesaplardan yine bazı şahıs ve firmalar adına çok yüksek tutarlı ödemeler yapılmış gibi gösterilerek önceden imzalanmış dekontlar verildiği, yatırılmış gibi gösterilen paraların aynı gün başka şahıs ve firmalara ödeme yapılmış gibi gösterildiği, F5 Gıda Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin alacaklı olduğu 12.2.2010 vadeli 669.000,00 TL ve 600.010,00 TL tutarlı iki adet senedin F6 Bankası İskenderun Şubesinde tahsile verildiği ve senet bedellerinin şirket müdürü K2 tarafından bankaya elden nakit ödenerek dekont alındığı şeklinde kayıt görülmesi üzerine, konu ile ilgili bilgi istenen şubeden verilen cevabi yazıda; anılan şirket adına şubelerinde herhangi bir müşteri hesabı bulunmadığının bildirildiği tespitlerine yer verildiği, sabit bir iş yeri olmadan sürekli adres değiştiren, işçi, yönetici ve büro elamanına, araç gereç ve ekipmana, depo veya ardiyeye, yüksek miktarda sermaye, ticari organizasyon ve finansal hareketlere sahip olmayan şirketin çok kısa bir sürede 76.254.957,69-TL tutarında ciro yapmasının mümkün olmadığı, tespitlerden, F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinindüzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 23.3.2017 gün ve E:2014/8093, K:2017/3146 sayılı kararıyla; F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; 19.3.2009 tarihinde 2 ortakla 500.000-TL sermayeyle, toptan demir ticareti faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 27.3.2009 tarihli yoklamada, 100 m²'lik işyerinin aylık kirasının 600-TL olduğu, üzerine kayıtlı aracı olmadığı, muhasebecisinin olduğu, 24.7.2009 tarihinde şube adresinde yapılan yoklamada, şubenin 1.7.2009 tarihinde açıldığı, toptan demir alım satım işi yapılacağının beyan edildiği, iki işçisi olduğu, 15.10.2009 tarihli yoklamada, şirketin 13.10.2009 tarihinden itibaren yeni adreste faaliyetine devam ettiği, 14.1.2010 tarihli yoklamada, 80 m²'lik işyerinin ofis olarak kullanıldığı, deposunun olmadığı, İzmir'de şubesinin bulunduğu, malların, telefonla sipariş edilerek sevk irsaliyesi karşılığında alıcılara iş yerlerinde teslim edildiği, nakliyenin alıcılara ait olduğu, merkezde (6) işçi çalıştırıldığı, 14.1.2010 tarihli şube adresinde yapılan yoklamada, şirketin adresten 30.9.2009 tarihinde ayrıldığı, 18.3.2010 tarihinde şubenin yeni adresinde yapılan yoklamada, bir işçi çalıştığı, işyerinin 145 m² olduğu, 24.5.2011 tarihli şube terk tespiti amacıyla yapılan yoklamada, şubenin 31.5.2010 tarihinde terk edildiği, şirketin 2009-2010-2011 yılları kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi beyannamelerini verdiği, anlaşmalı matbaalarda fatura ve sevk irsaliyesi bastırdığı, mal ve hizmet alıp sattığı bazı mükelleflerin özel esaslara alındığı, bir kısmı hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, bir kısım mükellefin ise incelemeye sevk edildiği tespitlerine yer verildiği, adı geçen şirketin uyuşmazlık konusu dönemlerde beyannamelerini vermesi, işçi çalıştırması, faaliyetinin devam etmesi, anlaşmalı matbaalardan fatura bastırması, Ba-Bs formlarında kayda değer bir farklılık bulunmaması ve davacı tarafından ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

İzmir 1. Vergi Mahkemesi, 13.10.2017 gün ve E:2017/677, K:2017/1073 sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak; F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, anılan şirketin, davacı adına 16.12.2009-31.12.2009 tarihleri arasında (16) gün gibi kısa bir sürede katma değer vergisi dahil 771.209,26 TL gibi yüksek tutarda düzenlemiş olduğu, faturaların gerçek bir emtia teslimine ve hizmet ifasına dayanmadığı gerekçesiyle ısrar etmiştir.

Davacı tarafından; ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı yönündeki iddialarının araştırılmadığı, F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayandığı, anılan şirketin düzenlediği faturaların sahte olmadığı yönünde yargı kararları bulunduğu ileri sürülerek, ısrar kararının bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi : K3

Düşüncesi :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca tebligat işlemleri tamamlandığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmesine gerek görülmeyerek, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Davacı adına, F2 Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın düzenlenmiş faturaları kayıtlarına dahil etmesi nedeniyle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yeniden düzenlenen beyan tablosuna göre 2009 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın reddi yolunda verilen ısrar kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca temyiz isteminin kabulü ile İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 13.10.2017 gün ve E:2017/677, K:2017/1073 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, kararın tebliğ tarihini izleyen on beş (15) gün içinde Danıştay nezdinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21.3.2018gününde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.