2.Kararın Değerlendirilmesi
HGK kararında; hakimin, somut olaya uygulayacak yazılı ya da yazısız hukuk kuralı…
gerekçe göstererek, davalıların iflâsa tâbi olmaları gerektiği sonucuna ulaşmışt…
HGK. kural olarak sadece tacirlerin iflâsa tâbi olduklarını kabul etmekle birlikte,…
Bu sonuca ulaşılmasında, üç gerekçe destek oluşturmuştur: 1) İflasın bir ceza niteliği…
Ayrıca HGK., MK l’e dayanarak soyut bir kuralın varlığını farz etmek suretiyle bu…
Bu kararın iflâs ile ilgili gerekçelerine ve sonucuna iştirak edememekteyiz.…
Öncelikle, tacir olmayan banka ortaklarının ve yöneticilerinin iflâsı konusunda hukukî…
“Kimler iflâsa tâbidir” sorusu kanun koyucu tarafından açıkça cevaplandırıldığına…
yardımıyla bu cevap oldukça netleştirildiğine göre, “acaba başka kimler iflâsa tabidir”…
Bu yaklaşımın tehlikesi şudur: Hakim, kendince adil bulduğu bir sonuca ulaşmak istediği…
Örneğin, TTK. 20/3 tacirler arasındaki ihtar ve ihbarların hangi şekilde yapılması…
Aynı şekilde, kanun koyucu, kimin iflâsa tâbi olacağını ve dolayısıyla kimin iflâsa…
Aslında bu yönden, HGK.nun kendi gerekçesi, karar ile çelişmektedir. TTK. 336 anonim…
İkinci olarak, hukuk güvenliği, var sayılan bu boşluğun şahsen iflâsın mümkün olduğu…
Gerçekten, karşı oy yazısında da dolaylı olarak belirtildiği üzere, MK. 1 çözümü benimsendiği takdirde, ilerideki herhangi bir olayda, -
Kanaatimizce bu davada davalıların, -ve genel olarak açık hükümlerle iflâsa tâbi…
Zira bu hüküm, özellikle, tüzel kişilik perdesinin perdenin arkasındaki gerçek kişilere ulaşılmasına haksız biçimde bir engel oluşturduğu durumlarda, hukuk güvenliğini korumak ve hukukî görünüşe güven nedeniyle ortaya çıkan sorumluluğu desteklemek için kullanılabilecek ilkesel bir hüküm durumundadır.…