Madde lafzında, ‘‘…bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir’’…
Özellikle tarafların tahkim yolunu tercih etmesi çok farklı sebeplerden kaynaklanabilir.…
Doktrinde Külüşlü de acenteye TTK m. 105/2 kapsamında tanınan temsil yetkisinin yabancı müvekkile karşı Türkiye’de dava açılması olanağının yaratılması amacına hizmet ettiğini, bu açıdan yetkinin davada temsil dışındaki hukuki işlerin yapılması hususunda herhangi bir yükümlülük doğurmadığını, Türk mahkemelerinde hak arama hürriyetinin sağlanmasına ilişkin amacın tahkim yargılamalarını da içine alacak şekilde yorumlanamayacağını dile getirmektedir(121)…
Bunun yanı sıra müvekkile izafeten acenteye dava yöneltilmesi hususu tıpkı devlet…
Müvekkile izafeten acenteye dava açılması durumunda müvekkil tacire ayrıca tebligat…
Konuyu tahkim yargılaması açısından ele aldığımızda, acentenin tahkim yargılamasında…
Burada akla gelebilecek bir diğer ihtimal, geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığına…
Yukarıda bahsettiğimiz tüm hususlar göz önünde bulundurulduğunda acentenin müvekkili…
TTK m. 105/2’de yer verilen davada temsil yetkisinin, tahkim yargılamalarını kapsamadığı…
