Yargıtay uygulamasında, anlaşmalı boşanma davalarında yer alan mal rejiminin tasfiyesine…
Anahtar Kelimeler: Anlaşmalı boşanma, mal rejiminin tasfiyesi, mal kavramı,…
Eşlerin TMK m. 166/3 gereğince anlaşmalı olarak boşanmaları ve bu davada mal rejiminin…
TMK m. 166/3 gereğince anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları…
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin konuların belirttiğimiz üzere boşanmanın fer’isi…
“…. Taraflarca sunulan boşanma protokolünde ve duruşmadaki sözlü beyanlarında aralarında mal rejiminden kaynaklı alacakları olmadığı yönünde herhangi bir beyanları bulunmamaktadır. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). Bu itibarla boşanma protokolünde ve duruşmadaki beyanlarında bulunmamasına rağmen tarafların mal rejiminden kaynaklı alacaklarının olmadığının tespiti yönünde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…” Yargıtay…
“…Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasının eki niteliğinde olmadığından; boşanmayla birlikte karara bağlanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak tartışılması ve tüm deliller değerlendirildikten sonra talebin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” Yargıtay…
“Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3.maddesi…
“Tarafların anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşma…
Bir diğer konu da, anlaşmalı boşanmalarda tasfiyeye konu malvarlıklarının nitelikleri…
“……Bir protokolün mal rejimini kapsadığını söylemek için, protokolde, taşınır ve…
“…….Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin…
Belirttiğimiz üzere her ne kadar Yargıtay birkaç kararında anlaşmalı boşanmalarda tasfiyeye konu malvarlıklarının nitelik ve özelliklerinin tek tek belirtilmesi gerektiği yönünde karar vermiş olsa da, bu uygulama devam etmemiş ve Yargıtay uygulamasında, anlaşmalı boşanmalarda bazı ifadelerin geçmesi halinde, taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesinin yapıldığı kabul edilmiştir. …
“...İlk Derece Mahkemesince tarafların anlaşmalı boşanma protokolündeki mal rejiminin tasfiyesine yönelik karşılıklı olarak birbirlerinden alacak taleplerinin olmadığına yönelik açık hüküm, tarafların mahkeme huzurunda bu hususu tasdik eder beyanlarda bulunmaları, mahkeme gerekçeli kararında protokolün onaylandığına yönelik hüküm bulunmasının mahkeme içi ikrar kabul edileceği ve tarafların her ikisini de bağlayacağı yönündeki açık tespit birlikte değerlendirildiğinde, davacının taraflar arasında ihtilaf konusu olmaktan çıkmış bir hususla ilgili dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de; tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesini 3 üncü fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma protokolünde “mal paylaşımı talep ve isteklerinin olmadığını” belirttikleri, duruşmada da “mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin bulunmadığını” beyan ettikleri, mahkemece boşanma hükmü ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gözetildiğinde, davacı tarafın artık katılma alacağının bulunmadığı nazara alınarak, işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi….” Yargıtay…
“Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Kural olarak anlaşmalı boşanma davasında taraflar arasında akdedilmiş olan boşanma protokolünde yer alan mal rejimi hukukundan kaynaklanan anlaşma maddelerinin mahkeme kararında yer alması veya protokolün mahkemece onaylanması gerekir. Mal rejiminden kaynaklanan talepler boşanmanın ferilerinden olmadığından ayrıca dava konusu edilebilirler. Somut olayda, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davaya konu 101 ada 33 parsel nedeniyle davacı erkek lehine 661.131,30 TL alacağa hükmedilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan boşanma dava dosyası incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan 17.06.2014 tarihli protokolde 33 parselde kayıtlı taşınmazın kadında kalacağının kararlaştırıldığı, protokolün 5. maddesinde tarafların birbirine katkı, katılma, eşya, mal davası açmayacaklarını kabul ettiklerinin düzenlendiği, mahkemece, bu protokolün onaylanmasına karar verildiği anlaşıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay…
