Ekonomik zaman ve siyasi zaman
“Türk demokrasisi, Fransız Devrimi’nin açtığı yolu izlemişse de, kendine özgü ayırıcı yanlarla gelişmiştir. Çünkü her ulus, devrimini kendi toplum çevresi gereklerine ve gereksinimlerine, iç durum ve konumuna, devrimini yaptığı zaman göre yapar.”…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk (24 Temmuz 1922, Matin gazetesi)…
Mektepli sosyolog Niyazi Berkes oldukça değerli Atatürk ve Devrimler kitabında tarihsel anlayışı derinleştirmenin yollarını arar. Gazi’nin çocukluk ve gençliğinde soluduğu sömürgeci siyasal havayı tarif eder. Ondokuzuncu asrın sonunda, egemen bir Türk cumhuriyetinin kurulumuna dek, Gazi’nin baş özne yapacağı Türk ulusu maddi olarak çağın oldukça gerisindedir. Ne sermaye biriktirebilir bir haldedir ne de gelişmekte olan kapitalist dünyadaki konumunu belirleyebilecek düşünsel ve kültürel kamusallığa sahiptir. Fakat uluslaşma ihtiyacı kendini fikirlerden önce deneyim üzerinden dayatmaktadır. Hızla uluslaşan ve bu sayede çıkarlarını daha kristal bir netlikte belirleyebilen Balkan milletlerinin bölgedeki Türkleri yurdundan etmesinin yarattığı kayıp ve dolasıyla temel yas duygusunun cumhuriyetin inşasındaki kurucu etkisini azımsayamayız.…
Bu anlamda her ne kadar cumhuriyet anti-emperyalist ve anti-sömürgeci bir ekonomik…