ÖZET…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2022
Sayfa: 779 - 786
Ufuk Tekin, İsmail Kırca
Editör:Gamze Aşçıoğlu Öz, Kerem Sanlı, İ. Yılmaz Aslan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Prof. Dr. İsmail KIRCA* Dr. Öğr. Üyesi Ufuk TEKİN**… Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 17. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde tacirlerin… Anahtar Kelimeler: Gerçek Kişi Tacir, Ticari İş, Adi İş, Yetki Sözleşmesi… 1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(1) (HMK) 17. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesine göre, “[t]acirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.” HMK’nın genel gerekçesinde, söz konusu fıkra hakkında şöyle denmektedir:… “[…] yetki sözleşmelerinin sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılması kabul edilmiştir. Çünkü yetki sözleşmeleri ile genellikle güçlü olan taraf, yetkili olmayan ve dilediği bir mahkemeyi yetkili kılabilmektedir. Usul hukukunun sosyal yönü güçsüz olan kişileri yargılama sırasında korumayı gerektirmektedir. Bu nedenle Tasarıda, tacir olmayanlar bakımından yetki sözleşmesi yapılabilmesi olanağı kaldırılmıştır. […]”(2)… HMK’nın 17. maddesinin(3) gerekçesinde ise şu… “[…] Tacirler veya kamu tüzel kişileri kendi aralarındaki hukukî ilişkilerde her ikisi de hukuken eşit konumda sayılabilirler. Buna karşılık, tacirler veya kamu tüzel kişileri, diğer bir gerçek kişiye göre, daha güçlü konumda bulunmaktadırlar. Daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı, korunma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Özellikle iltihakî sözleşmelerle bu durum daha da belirginleşmektedir. Tüketiciler, satıcı veya hizmet sunucu şirketlere karşı, hiçbir pazarlık şansı olmaksızın, sadece kendilerine uzatılan sözleşmeye imza atarak, şirket veya kamu tüzel kişisi tarafından konulan şartları, bu arada, yetki şartını da kabul etmek zorunda kalmaktadırlar. (4)… Tacirlerle kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında, yapmış oldukları işlemlerde, belirtildiği gibi, daha zayıf konumda olan bir taraf yoktur. Kural olarak her iki tarafı da eşit kabul etmek mümkündür. … Tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kişiler, özellikle, tacir olmayan gerçek kişi tüketiciler, tacirler veya kamu tüzel kişilerine karşı hukuken daha zayıf durumdadır. O nedenle, bu kimselerin, daha güçlü olanlara karşı korunmaları gereklidir. Bu amaçla, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler arasındaki yetki sözleşmesine, örneğin bir gerçek kişi tüketici ile bir tacirin, yetki sözleşmesi yapmalarına engel olunmak istenmiştir. Buna göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler yetki sözleşmesi yapamayacaklardır. Ayrıca bu kapsamda belirtmek gerekir ki, tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kimselerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları da kabul edilmemiştir.”(5)… 2. HMK m. 17/1’de tacirlerin yetki sözleşmelerinin tarafı olmalarına olanak tanınması karşısında gerçek kişi tacirlerin ticarî işletmeleriyle ilgili olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar için yetki sözleşmesi akdedip edemeyecekleri tartışılmaktadır. Hemen belirtelim ki bu tartışmanın kaynağı Türk Ticaret Kanunu(6)… Konunun usul hukuku boyutunun yanı sıra ticaret hukukunu ilgilendiren yönünün de… 3. Her şeyden önce, Türk hukukunda yetki sözleşmesinin gerçek kişi tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olmasının gerekip gerekmediğine ilişkin bir yargı kararına tesadüf etmediğimizi belirtmek isteriz(7).… 4. Gerekçesinde yer alan “[…] örneğin Alman hukukunda, yetki sözleşmesinin her durumda yapılması kabul edilmemektedir. Yetki sözleşmesi yapılabilen alanlar oldukça sınırlandırılmış bulunmaktadır.” ifadesiyle Hemen ekleyelim ki, TTK m. 19/1’in benzeri hükümleri, Alman Ticaret Kanunu (AlmTK)… Bu genel bilgilerden sonra Alman hukukunda gerçek kişi tacirin ticarî işletmesiyle… 21.3.1974 tarihli “Medenî Usûl Kanunu’nun Değiştirilmesine İlişkin Kanun’un(12)… Değişikliklerin gerekçesinde, yukarıda HMK m. 17/1’in gerekçesinde yer alan ifadelere… Alman öğretisinde de, ilgili düzenlemede bir sınırlama öngörülmediği ve normun amacına… 5. Kanaatimizce, gerçek kişi tacirlerin ticarî işletmeleriyle ilgili olmayan… Öncelikle belirtmek isteriz ki, öğretide ifade edildiği gibi, gerçek kişi tacirin… HMK m. 17/1’in amacı, ekonomik bakımdan zayıf ve iş hayatı bakımından tecrübesiz… Bunlardan başka, herhangi bir hükmün uygulanmasında gerçek kişi tacirin ticarî (iş)… Nihayet belirtmek isteriz ki, HMK m. 17/1’in kaynağı diyebileceğimiz AlmMUK’ta konuyla… Aşık, İbrahim: “Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Yetki Sözleşmesi”, TBB Dergisi 2011, 97, s. 11-48.