“Davacı, ... ve ... nolu villaların tüm devreleri üzerinde 28.07.2001 tarihinde imzalanan sözleşme ile 39+49 yıl süreyle hak sahibi olduğunu, kiraladığı tarihten itibaren villaları kesintisiz olarak kullandığını, 04.03.2003 tarihinde ... Otelciliğin iflâsına karar verilmesi üzerine villaların açık artırma ile satışa çıkarıldığını ve villaların 15.05.2009 da ...İnşaat Turizm A.Ş. tarafından satın alındığını, ... İnşaat Turizm A.Ş.’nin satıştan sonra 44 villa sakinini ...nun 135/2 maddesi uyarınca tahliye etmeye çalıştığını, ... İnşaat Turizm A.Ş.’nin tek yetkilisi olan ...’nun, davacının aynı zamanda komşusu olduğunu, davacının hak sahibi olduğunu bildiğini, açık artırma şartnamesinin (satış ilanı) resmi belge olduğunu, davalının sözleşmelerin var olduğunu …
Davalı, davacı ile önceki malik arasında imzalanan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, satış ilanında yasal olmayan bir ibarenin taraflara müktesep hak yaratmayacağını, sözleşmenin yok hükmünde geçersiz bir sözleşme olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.…
Davalı şirket ... İnşaat Turizm A.Ş. taşınmazın irtifak hakkını satın aldıktan sonra villalarda oturan davacı ... hakkında ...nun 135/2 maddesine göre tahliye emri gönderilmesini sağlamıştır. Taşınmazın satılması halinde taşınmazda oturan kiracı hacizden önceki bir tarihte kiracı olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını ...nun 135/2 maddesinde belirtildiği şekilde resmi belgelerle ispat etmesi gerekir. Ancak taşınmaz alıcısının başından beri kiracı olduğunu bildiğini ve kiracılığını kabul ettiğini iddia ediyorsa bu iddiasını genel mahkemede açacağı menfi tespit davasında tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilir. Davacı dava dilekçesinde davalı şirket sahibi ve yetkilisi olan ...’nun da aynı yerde villası olduğunu ve komşuluk yaptıklarını, başından beri kiracı olduğunu bildiğini belirtmiş bu konuda tanık dinletmiştir. Dinlenilen tüm davacı tanıkları, şirket yetkilisinin aynı yerde villasının bulunduğunu, başından beri komşuluk yaptığını ve davacının kiracı olarak oturduğunu bildiğini beyan etmişlerdir.…
Davalı şirketin temsilcisi ... olup, aynı yerde 02.08.1999 düzenleme tarihli 99 yıllık mülk kullanma sözleşmesi bulunduğu ve davalı şirket adına ihaleye şirket temsilcisi olarak ...’nun girdiği anlaşılmaktadır. Uzun süre kiracılarla komşuluk yapan şirket temsilcisi ..., ihale şartnamesinde oturan kişilerin kiracı olduğunu bilerek ihaleye girip satın aldığına göre hacizden önce davalı şirketin burada davacının kiracı olarak oturduğunu bildiğinin kabulü gerekir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonunda davacının, hacizden ve satıştan önce dava konusu taşınmazda kiracı olduğu ve bu durumun davalı …
