Alman Hukukunda zilyetliğin havalesi kurumunun yerini, § 870 BGB’de düzenlenen eşyanın iadesi talebinin temliki almıştır.…
Buna karşın Alman doktrininde hâkim görüş, malikin § 985 BGB uyarınca üçüncü kişiye…
Türk hukuk doktrini ve yargı içtihatlarına hâkim olan görüş zilyet olmayan malikin…
Benzer şekilde İsviçre hukukunda da zilyet olmayan malik tarafından istihkak talebinin…
“6. Ayrıca davacının başvurabileceği bir sonraki imkân olarak istihkak talebinin temlikinin mümkün olup olmadığı sorusu yöneltilebilir. Burada iki durumu birbirinden ayırmak gerekir: İlki mülkiyetin devri bakımından teslim koşulunun ikamesi olarak ayni iade talebinin temliki (bağımlı istihkak talebi temliki, unselbstständige Vindikationszession); ve ikincisi mülkiyetin devri amacı olmaksızın istihkak talebinin temliki (bağımsız istihkak talebi temliki, selbstständige Vindikationszession).…
……
6.1.1 Alman Hukuku -ki İsviçre Hukuku gibi o da kural olarak teslim ilkesini benimsemiştir- iade talebinin temlikini teslimin ikamesi olarak tanımıştır. § 931 BGB’de açıkça bu durum düzenlenmiştir (karş. WOLFGANG WIEGAND, in: Staudinger, Kommentar zum Bürgerlichen Gesetzbuch, 12. Aufl. 1989, N. 10 ff. zu § 931 BGB, mit zahlreichen Hinweisen). İMK’de ise bu türden bir hukuki dayanak mevcut değildir. Özellikle Art. 922 Abs. 1, 2. Halbsatz ZGB hükmünden istihkak talebinin temlik edilebileceği sonucu çıkarılamaz. Bu hükümde düzenlenen “araçlar” ifadesinden teknik anlamda araçlar, örneğin bir eşya deposunun anahtarı anlaşılmalıdır. Bu araçların teslimi ile eşyanın doğrudan zilyetliği sağlanmış olur (BGE 109 II 144 E. 3b S. 148 f.). Bu koşul, hukuki bir araç olarak kabul edilen iade talebinin temliki yoluyla gerçekleşmiş olmaz (FELICITAS EINSELE-WILI, Die Vindikationszession, Diss. Zürich 1975, S. 100; EMIL W. STARK, a.a.O., N. 22 zu Art. 922 ZGB; aksi görüşte: KARL OFTINGER, Von der Eigentumsübertragung an Fahrnis, Diss. Bern 1933, S. 36 f.).…
6.1.2 Bu noktada kanunda (doğrudan yahut dolaylı) zilyet olmayan malike, hakkını üçüncü kişiye devretmek için tasarrufta bulunma imkânı tanınmadığı için bir boşluk bulunup bulunmadığı ve bu boşluğun istihkak talebinin temliki yoluyla mülkiyetin devrine izin vermek suretiyle doldurulup doldurulamayacağı sorusu gündeme gelebilir. Mevcut olayda üçüncü kişinin eşyayı kendi hâkimiyetinde bulundurduğu bir durum ön plandadır. Ancak belirtelim ki, tarihsel açıdan yasa koyucu bilinçli olarak teslim prensibi yönünde (ve sözleşme prensibi aleyhine) bir tercihte bulunmuştur. Aynı zamanda bu prensibin hiç istisnasız uygulanmasına izin vermemiş ve bundan dolayı bunları (istisnaları) açıkça düzenlemiştir (karş. örn. Votum Berichterstatter Huber vom 13. Juni 1906, Sten.Bull. 1906 N S. 565). Bu Problematiğin farkında olmasından ve buna rağmen farklı bir çözümü benimsemiş olmasından dolayı, istihkak talebinin temlikinden hiç söz edilmeyerek bilinçli susmanın tercih edildiği sonucuna ulaşılabilir. Ayrıca bunun pratik anlamda önemi az olduğu gibi hukuken caiz olan bir alternatif olarak istihkak talebinin temsil yetkisi verilerek kullanılabilmesi ve temsilcinin eşyanın zilyetliğini elde etmesi halinde kısa elden teslim yoluyla mülkiyetin ona devri mümkündür (FELICITAS EINSELE-WILI, a.a.O., S. 101 u. 105; PAUL PIOTET, ZSR 81/1962 I S. 158).…
6.1.3 Böylelikle şunu tespit edelim ki, iade talebinin temliki yoluyla bir taşınır üzerindeki mülkiyetin devri mümkün değildir çünkü bunu teslim prensibi ile bağdaştırabilmeye imkân yoktur (aynı görüşte: FELICITAS EINSELE-WILI, a.a.O., S. 97 ff.; a.M.: HANS HINDERLING, Schweizerisches…
6.2 Bir sonraki aşamada, bağımsız istihkak talebi temlikinin, yani mülkiyetin devri amacı olmaksızın istihkak talebinin devrine cevaz verilip verilmediği değerlendirilecektir. …
6.2.1 Federal Mahkeme bugüne değin bu sorunun yalnızca sınırlarında gezinmiştir. BGE 122 III 1’de davacı istihkak davasında tazminat ödenmesinin karşılığı olarak sigortacıya çalınan eşya üzerindeki tüm haklarını temlik etmiştir. Sigortacının dava takip yetkisinin olup olmadığı ise artık federal yargılamada tartışmalı değildir (BGE 122 III 1 E. 2 S. 2).…
(Müstakbel) buğday ürünün devrine ilişkin BGE 131 III 217 kararında Federal Mahkeme temlik ile yetkilendirilmiş olan kişinin, ürün üzerinde erga omnes (herkese karşı)…
JÖRG SCHMID ve BETTINA HÜRLIMANN-KAUP Federal Mahkemenin yayımlanmayan bir kararından istihkak talebinin temlik edilebileceği sonucunu çıkarmışlardır (JÖRG SCHMID/BETTINA HÜRLImann-Kaup, a.a.O., N. 668): Bu kararda, Art. 641 Abs. 2 ZGB hükmüne göre istihkak davasına muhatap olan ve fakat iade talebini bizzat yerine getiremeyen dolaylı zilyedin üçüncü kişiye karşı sahip olduğu iade talep hakkını davacıya temlik etmekle yükümlü olduğuna hükmedilmiştir. (Urteil 5C.119/2002 vom 31. Juli 2002, E. 3.3). Federal Mahkeme bu kararında ayni mi yoksa kişisel bir iade talep hakkının mı söz konusu olduğu sorusunu ise açıklığa kavuşturmamıştır. …
