Buna karşılık, geriye ciro ile senedi devralanın bu senedi tekrar tedavüle sokması…
Bununla birlikte 12. Hukuk Dairesi -yine tespit edebildiğimiz kadarıyla- ilk defa…
“…Kambiyo takibine konu çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip tedavüle çıkarılmasından sonra ciro silsilesi ile tekrar keşidecinin eline geçmesi üzerine keşidecinin, TTK’nun 700/3. maddesi koşullarında çeki yeniden ciro ederek tedavüle çıkarması durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Ancak keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın, sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir.…
Bu açıklamalardan sonra, somut olayın incelenmesinde;…
Takip dayanağı çekin keşidecisinin ... Reklamcılık ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının borçlu ... Grafik Reklam Ticaret Ltd. Şti. olduğu, lehtar tarafından çekin ... Grup Yayıncılık Reklam Ajans Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ciro edildiği, daha sonra bu şirket tarafından keşideci ... Reklamcılık ve Matbaacılık …
demek suretiyle geriye ciro ile kambiyo senedini devralanın yanı sıra onun senedi…
Buna mukabil aynı dönemde bu konuyu değerlendirme imkânı bulan 19. Hukuk Dairesi’nin…
“…Dava konusu çekin incelenmesinde; çekin keşideci ... tarafından davacı ... emrine düzenlendiği, davacı ...’ın keşideci ...’e (geriye ciro şeklinde) ciro edildiği, ... tarafından davalı ...’ye ciro edildiği, hamil davalı ...’nin çeki bankaya ibraz ettiği, çekin karşılıksız çıktığı banka ibraz şerhinden anlaşılmaktadır. Ciro, düzenleyen veya çekten dolayı borçlu olanlardan herhangi biri lehine de yapılabilir. Bu kişiler de çeki yeniden ciro edebilirler. Keşidecinin çeki geriye ciro yolu ile alması [ve] başkalarına ciro etmesi mümkündür. (6102 sayılı TTK md. 788). Ciro silsilesi içinde yer alan kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesul olup, hamil bunların sıraları ile bağlı olmaksızın her birine yahut bunlardan bazılarına yahut hepsine birden müracaat edebilir. (6102 sayılı TTK md. 818/ı-k atfıyla 724. madde). Ciro silsilesinde yer alanlardan hiçbirinin davalı hamile karşı müracaat hakkı bulunmadığı da görülmektedir. Bu durumda mahkemece, keşidecinin çekte davacıdan sonra ara ciranta olmasının hamil davalının haklarını etkilemeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…”…
diyerek alacaklı hamil lehine bir görüş belirtmişken(9)…
“…Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, dava konusu çekin davacı tarafından hamil olarak takas yoluyla ibraz edildiği, ibrazdan sonra takibe konu çeki keşideciye verdiği, keşideci tarafından çekin keşide tarihi düzeltilerek ciro edilip davalı hamile verildiği dava ve takip konusu çekin ibrazdan sonra tekrar ciro yoluyla davalıya devri nedeniyle davacının bu çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı ve davalının bu çek
yönündeki kararını onamak suretiyle farklı bir yaklaşımı benimsemiştir.…
Nihayet tespit edebildiğimiz kadarıyla aynı sorunu 11. Hukuk Dairesi de 2016 tarihli…
“…İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, borçlunun ciro zincirinin koptuğundan bahisle icra hukuk mahkemesince takibin iptal edildiğine dayanarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiğini, borçlu, ciro ettiği çeki önceki cirantaya iade ettiğini ileri sürdüğüne göre basiretli bir tacir gibi davranarak iadeden önceki kendi cirosunu iptal ettirmesi gerektiğini, senet metninden anlaşılmayan defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak, itirazın reddini istemiştir.…
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, geriye dönüş cirosuyla çeki devralan ilk cirantanın durumu, çeki devretmeden önceki durumda olup çeki ilk ciranta Z.. K..’den ciro ile alan alacaklının da bu durumda borçlu cirantaya başvurma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile bu borçlu yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir……
…Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına…”…
demek suretiyle neticede 12. Hukuk Dairesi’nin müstakar içtihadıyla aynı yönde kanaat…
