Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da ‘kamu kurumu niteliğindeki davalı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin kamusal alandaki gücünü kullanarak kamu hukuku kuralları çerçevesinde tek yanlı …
Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/12/2018 tarihli ve 2018/433 Esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.’ yolunda düşünce vermiştir.…
Ancak Uyuşmazlık Mahkemesi uyuşmazlığın esasını değerlendirerek;…
Yukarıda sözüedilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı gözönünde bulundurulduğunda, davacının 4456 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu tarihte davalı idarede göreve başladığı ve davaya konu işlemin de yine bu Kanunun yürürlükte olduğu tarihte tesis edildiği açıktır.…
Dolayısıyla her ne kadar 7147 sayılı Kanunla Türkiye Kalkınma Bankasının yapısı ve personel rejimi değiştirilmiş ve 4456 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış ise de, davacının halen kamu personel rejimine tabi olduğu ve kamu personeli olarak hukuki statüsünün devam ettiği; dolayısıyla iş bu davanın da görüm ve çözümünün idari yargı yerlerine ait olduğu görülmektedir…
Karşı Oy: (…) 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun’un 1. maddesi; “Bu Kanun ile düzenlenen hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde, tüzelkişiliğe sahip, bir kalkınma ve yatırım bankası kurulmuştur” şeklinde düzenlenmiştir.…
Davalı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi özel hukuk hükümlerine tabi, anonim şirket statüsünde bir kalkınma ve yatırım bankası olup, statüsü itibariyle işlemlerinin idari işlem olarak kabul edilmesi ve idari yargıda hakkında dava açılıp yargılama yapılması mümkün değildir.”…
