VI.OSMAN NURİ’NİN MAKALESİ
Baro Mecmuası’nın ikinci numerosunda dahi…
[Şehadet hakkında yeni Kanun-ı Medenimizin ahkâm-ı kâfiyi havi olmadığına istinad…
Hâkim şehadetle hükmetmek için şahitlerin adet ve cinsiyetine değil, ancak ifadelerinin…
Kıymetli hukukşinas ve meslektaşlarımızdan müderris Mustafa Reşid Bey’le Gad Franko…
Hulasa, yeni Kanunu Medenimiz kabul edildikten sonra, eski Kanunu Medeni tamamen…
[Dipnotlar:]…
[(1) Paris Hukuk Fakültesi Hukuk-ı Medeniye müderrisi Mösyö Planyol maruf Hukuk-ı Medeniyesinin birinci cildinde (sahife 14) diyor ki: “Beyyinatın kuvveti bir vakit kanunlar ile tayin olunurdu. Bir şahidin şehadeti, ne kadar kuvvetli olursa olsun, hüküm için kâfi addedilmiyordu. Ekalli [en az] iki şahit lazımdı. Ve hâkim, kanaatine muhalif dahi olsa, kanunun kuvvetini evvelce tayin ederek makbul olduğunu beyan etmiş olduğu beyyine-i şahsiye ile itay-ı hükme [hüküm vermeye] mecbur oluyordu. Roma hukukundan gelen bu kaide Fransa’da İnkılab-ı Kebir’e kadar devam etmiş ve Kanun-ı Medeninin tanziminde terk olunmuştur. Fakat Fransa Kanun-ı Medenisinde eski sistemin bazı izlerine tesadüf olunuyor. Mesela yüz elli Franklık bir senet münderecatının hilafı şahitle ispat olunamaz. İşte Fransa Kanun-ı Medenisi burada beyyine-i tahririyeyi beyyine-i şahsiyeye tercih etmiştir.”…
(2) Bu fikirleri müderris “Planyol”un meşhur Hukuk-ı Medeniye Şerhi’nden iktibas ettim. Cilt 1, s. 89, 90.…
[Düyun-ı Umumiye Umur-ı Hukukiye Müdürü Avukat…
Osman Nuri]…