Hakem kararına karşı iptal davası açılmadan önce bu karara dayanılarak ilâmlı icra…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Ocak 2017
Sayfa: 573 - 583
Hakan Pekcanıtez
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II. Hakem Kararının Kesinleşmesi
a) Hakem Kararına Karşı İptal Davası Açılmaması
Milletlerarası Tahkim Kanunu’na göre hakem kararlarına karşı otuz gün içinde iptal…
Milletlerarası Tahkim Kanunu’na göre verilmiş olan ve kesinleşmeden ilâmlı icraya…
“./.. Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili aleyhine yapılan takipte takip konusu ilâmın, tapu iptali ve tescil talebine dair olup kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını, bu bağlamda ilâmın ferileri niteliğinde olan yargılama gideri ve vekalet ücretinin de takibe konulamayacağını belirterek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, şikayetin süreden reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK’na eklenen “Geçici madde 3” atfı ile uygulanması gereken HUMK’nun 443/4. maddesi (6100 Sayılı HMK’nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna dair ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez, buna yönelik şikayetler de kamu düzenine dair olup süresiz şikayete konu edilebilir. Bu bağlamda, ihtilaf taşınmazın aynından doğan ilâmın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağına dair olduğundan, şikayetin süresiz olarak İcra Mahkemesince incelenip sonuçlandırılması gerekirken, borçlunun şikayetinin süreden reddine karar verilmesi doğru değildir./..”(6)…
“./.. Borçlu aleyhine, İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi’nin 2012/638 Esas ve 2013/627 Karar sayılı ilâmına dayalı olarak…
Yargıtay başka bir kararında da bu görüşünü tekrarlamıştır. Örneğin:…
“./.. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 1. maddesi 2. cümlesinde; ‘’Bu Kanun’un, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağını’’, 15. maddesi A bendinde; “hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği ‘’, yine aynı bendin 2-b / 3.fıkrasında ise, iptal davasının açılmasının, kendiliğinden hakem kararının icrasını durduracağı düzenlenmiştir. …
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu aleyhinde, Prof. C. Y., Av. Y. G. ve Av. A. G. ‘den oluşan Hakem Mahkemesi’nin…
Takip konusu hakem mahkemesi kararı incelendiğinde, hüküm bölümü D bendinde, ‘’4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan yabancılık unsurunun gerçekleştiği sabit olmakla, aynı Kanun’un 15. maddesine göre işbu karara karşı taraflara bildirildiği tarihten başlayarak 30 gün içinde iptal davası açılabileceğine’’ hükmedildiği anlaşılmaktadır.…
Bu durumda mahkemece yukarıda anılan yasanın 1. maddesi gereğince, hakem heyetince uyuşmazlıkta Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun uygulanmasının seçildiği ve bu yasanın 15. maddesi gereğince borçlu tarafından kararın iptali için Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/731 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı nazara alınarak şikayetin kabulü gerekirken, olayda…
Yargıtay yeni bir kararında da bu görüşünü tekrarlamış ve Milletlerarası Tahkim Kanunu’na…
“Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilâmlı takipte borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takibin dayanağı olan hakem kararının infaz edilebilmesi için 4686 sayılı Yasa’nın 15. maddesi hükmü gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi’nden karar alınması gerektiğini, ayrıca ilgili hakem kararının iptali için İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/476 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın derdest olduğunu açıklayarak takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.…
Mahkeme’ce, tahkim davasının tarihi itibari ile yürürlükte olan İstanbul Ticaret Odası Tahkim Yönetmeliği 34.maddesi, HMK’nun 439/4.maddesi hükmü gereğince hakem kararına karşı iptal davası açılmasının kararın icrasını durdurmayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.…
6100 sayılı HMK’nun 407. maddesi “ Bu kısımda yer alan hükümler, 21.06.2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır.” hükmünü; 4686 sayılı Milletler Arası Tahkim Kanunu’nun 2. maddesi “Aşağıdaki hallerden herhangi birinin varlığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını gösterir ve bu durumda tahkim, milletlerarası nitelik kazanır. (1.) Tahkim anlaşmasının taraflarının yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya da işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması...” hükmünü; Aynı Yasa’nın 15/B maddesi ise “ B) İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir...” hükmünü içermektedir.…