Törenden sonra Tokatlıyan Otel’de çay partisi düzenlendi, 5 Aralık tarihli gazetelerde…
Başkentteki Mülkiyelilerin 1932 toplantısı ise Ankara Palas’ta idi ve Başbakan İsmet…
“Sizinle konuşurken yalnız Mülkiyelilerle değil, onların şahıslarında Türk milletine hizmet etmek isteyenlerin şahıslarıyla ve bütün memleketin mefkure şuuru ile beraber bulunmak mevkiindeyim. Şüphe yoktur ki, ilim müessesesi olarak Mülkiye bu memleketin, bu devletin mukadderatına tesir eden en eski mevcudiyettir.”…
Salondaki en kıdemli üye olarak Kastamonu Milletvekili Ahmet İhsan (Tokgöz) Bey (MM…
“Ahmet İhsan Beyefendiye,…
Yurda hizmet, inkılaba ve ideale sadakat yolunda işaret ve mânası olarak toplanan…
Raporunu teslim ettikten sonra ülkesine giden Albert Malche’nin, üniversite reformuna ilişkin yasal düzenleme hazırlıklarının hızlandırıldığı dönemde yeniden Türkiye’ye geleceği haberleri basında görülmeye başlandı. Böyle bir haberi 1933 yılı Ocak ayı başlarında birinci sayfada yayımlayan Vakit gazetesi, Malche’nin…
Albert Malche, mayıs başında Türkiye’ye geldi, İstanbul’da birkaç ziyaretten sonra Ankara’ya gitti, Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip Bey başkanlığında bakanlık ve Darülfünun yöneticilerinin katıldığı toplantılar yapıldı.(42)…
Kanun tasarısının Meclis’te görüşülmeye başlandığı günlerde Ahmet Şükrü (Esmer) Bey’in…
“Ve Mülkiye mektebinin Darülfünun kadrosu içine alınmak istenmemesi, eski ve memlekete faydalı hizmetler gören irfan müessesinin muhafazası da yapılan tetkiklerin esaslı olduğunu gösteren delillerden biridir. Mülkiye mektebinin Darülfünundan çok ayrı özellikleri vardır. Buraya talebe müsabaka imtihanıyla alınır. Mektep leylidir. Sınıflar küçüktür. Binaenaleyh idari teşkilatımızı ellerine tevdi edeceğimiz gençler daha sıkı bir disiplin içinde yetiştiği gibi, muallimler ve mektep idaresiyle yapılan yakın temas neticesinde her birinin hususi vaziyeti hakkında hakiki malumat edinmek kabildir. Darülfünunda yapılan bazı tedrisat ile Mülkiye mektebinin dersleri arasında mevzu itibariyle uygunluk var gibi görünüyorsa da bu zahiridir. Hakikatte her derse tahsis edilen saatler birbirine uymuyor. Kurduğumuz siyasi teşkilat devletçidir. Bu, idare adamlarına liberal devlet sisteminden daha ağır vazife ve mes’uliyetler tahmil ediyoruz demektir. Binaenaleyh bunların iyi yetiştirilmesi için ne derece itina edilse yeridir.”(45) Ahmet Şükrü Bey’in bu makalesinden kısa süre sonra, 31 Mayıs 1933’te İstanbul Darülfünununun…
Bu arada, Hüseyin Şükrü Bey de Mülkiye Mecmuasının Ekim 1933 sayısına, “Cumhuriyete…
