2. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Gerekçesi
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Gerekçesi’ne baktığımızda tescilsiz tasarımların korunmasına…
SMK m.55’e ilişkin Madde Gerekçesi’nde şu ifadeleri görmekteyiz:…
“…Maddenin dördüncü fıkrasında tasarımlar için getirilen koruma temel olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Tescilli tasarım koruması için tescil şartı; tescilsiz tasarım için ise kamuya sunma şartı koruma için temel esaslar olarak belirlenmiştir. Tasarıdaki önemli düzenlemelerden birisi, genel hükümler çerçevesinde korunan tescilsiz tasarımların kapsama alınarak tescilsiz tasarımlara sınırlı süreli bir koruma sağlanmasıdır. Özellikle moda, tekstil ve ambalaj gibi tasarım sayısının fazla olduğu sektörler için daha kısa süreli, daha ekonomik ve daza az formalite ile elde edilen tescilsiz tasarım koruması önem arz etmektedir.…
Tescilsiz tasarımlar için sağlanan korumanın genel hükümlere bırakılmış olması tescilsiz tasarım korumasında 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümleriyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunu doğurmuştur. Tescilsiz tasarımlarla ilgili somut olaylarda Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabetin bulunup bulunmadığı veya tasarımın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser sayılıp sayılmayacağının tespiti ve adı geçen hükümlerin ne ölçüde uygulanacağının belirlenmesinde birtakım güçlüklerle karşılaşılabilmektedir. Bazı durumlarda (tescili iptal edilmiş olan veya koruma süresi sona ermiş tescilli tasarımlar için dahi) bu düzenlemelerin kapsamları çok geniş yorumlanabilmektedir. Tescilsiz tasarımlar için özel koruma olmaması nedeniyle bunlarla ilgili koruma süresi için bir sınırın varlığından söz edilememektedir. Aynı şekilde bu hükümlerin…
Ayrıca tasarım hukukuyla korunan ürünün görünümü iken, haksız rekabet hükümleriyle düzenlenen rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde uygulanmasıdır. Yargıtay uygulamalarına bakıldığında tasarımlarla ilgili haksız rekabetin varlığının belirlenmesinde çeşitli kriterler uygulanmaktadır. Bu kriterlerin en önemlilerinden birisi de ürünlerarası benzerliğin karışıklığa (iltibasa) yol açıp açmadığıdır. Bu husus değerlendirilirken bazı durumlarda birbirine benzeyen ürünlerde farklı markalar kullanılmış olmasının iltibas olasılığını azalttığı veya ortadan kaldırdığı kabul edilebilmektedir. Bu nedenle haksız rekabetin varlığına dair bir sonuç çıkmaması ile birlikte tasarımlar koruma elde edememektedirler.…
Uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi, tescilsiz tasarımlara sağlanacak korumanın sınırlarının süre ve içerik açısından tescilli korumayı anlamsız kılmayacak şekilde çizilmesi gerekmiştir…”…
Kanaatimizce, Gerekçe’de yer alan bu açıklamalar karşısında Kanun Koyucu’nun tasarımların…