2. Kanun değişikliği düzenlendiği yerden başka, içerik bakımından da muhtelif sorunlara gebedir. Bunlardan ilki, hükümde öngörülen otuz günlük sürenin uzunluğu noktasındadır. Bu denli uzun bir sürenin öngörülmesi, hem yönetim kurulu başkanına toplantı yapılması istemini fiili olarak akamete uğratma “hakkı” vermektedir hem de yönetim kurulunun sürekli bir organ olduğu ve ticaret hayatının gerektirdiği hız da dikkate alındığında şirket menfaatlerinin bu suretle zedelenmesine yol açabilecek niteliktedir. Nitekim TK’da otuz günlük sürenin öngörüldüğü hâller genellikle pay sahipliği haklarına ve bu hakların korunmasına mütealliktir(108).…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B.Kabul Edilen Kanun Değişikliğine İlişkin İlk Tespitler
1. Kanun değişikliğine yönelik olarak ilk eleştirimiz yapılan değişikliğin sistematik açıdan yerine ilişkindir. Zira kanun değişikliği, TK 392/7 hükmünde değişiklik yapılmasına ilişkindir; söz konusu hükmün kenar başlığı ise “Bilgi alma ve inceleme hakkı”dır.…
