Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1.12.2022 T. ve 2020/11-350 E., 2022/1638 K. sayılı kararında,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Aralık 2024
Sayfa: 279 - 284
Azra Arkan Serim
Editör:Egemen Işık, Dilara Zorlutuna, Ege Türel, Ekin Şentürk, Fulya Erlüle, İpek Sağlam, Işıl Yelkenci, Başak Görgeç
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
IV.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Konuya İlişkin 1.12.2022 T. ve 2020/11-350 E., 2022/1638 K. Sayılı Kararı
Kemal Sunal ile ilgili İstanbul BAM 16. HD.’sinin 11.10.2017 T. ve 2016/71 E., 2017/3073…
Kararın gerekçesini oluşturan can alıcı kısımları şöyledir:…
“(…) Davacılar murisinin 12.06.1995 tarihinden önceki dönem itibariyle sınırlı kapsamda korunan icraları ile meydana getirilen dava konusu sinema eserlerinin yapımcısının eser sahipliği kapsamında bir takım haklar edinmiş olması, icracı sanatçının 4110 ve 4630 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler sonrasında FSEK’in 80. maddesi gereğince sahip olduğu komşu haklarına halel getirmez. Başka bir anlatımla dava konusu sinema eserlerinin ortaya çıkarılması ile eser sahibi olan yapımcı, sadece eser sahipliğinden doğan haklara sahip olur. Bu kapsam, eser üzerindeki icracı sanatçının icralarını kapsamaz. Bu bağlamda dava konusu sinema eserleri üzerinde yapımcının, eser sahipliğinden kaynaklanan hakları ile bu eserlerde icracı sanatçı olan davacılar murisinin hakları birbirlerinden bağımsız olarak mevcuttur. Bu hakların birbirlerine karşı bir üstünlüğü bulunmadığı gibi anılan haklar üzerinde iştirak hâlinde veya müşterek mülkiyet gibi bir durum da söz konusu değildir.…
Bu durum, eser sahibi yapımcı ile eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların devredildiği üçüncü kişileri, icraların bulunduğu sinema eserleri üzerinde ekonomik olarak faydalanma sırasında FSEK’in 80. maddesi ve ek madde 2/III. hükmü uyarınca icracı sanatçının iznine tabi kılar. Zira eser sahibinin …
Buradan hareketle dava konusu sinema eserlerindeki davacılar murisi ...’ın icraları üzerindeki mali hakların miras yoluyla davacılara intikali ile davacılar, FSEK’in 80/I-1-A maddesinde sayılan mali haklar kapsamında; murislerinin icralarının tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine, yeniden iletimine, temsiline, yurt içinde henüz satışa çıkmayan veya başka yollarla dağıtılmayan tespit edilmiş icraların, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılmasına, tespit edilmiş icraların veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hususlarında münhasıran hak sahibi olup FSEK’in ek madde 2/III hükmü gereği bu kullanımlar için bağlantılı hak sahipliği bulunan davacıların izninin varlığı zorunludur. Davacılar bu haklarını, eser sahibi sayılan yapımcı ile eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları sözleşmeyle devralan davalıya karşı ileri sürebilecekleri gibi murislerinin icralarının izinsiz kullanımı karşısında tecavüzün ref’i, tecavüzün men’i ve tazminat davası açma hakları mevcuttur.…
Bunun yanında Özel Dairece, davacılar murisinin icracı sanatçı sıfatıyla dava konusu sinema eserleri üzerinde sahip olduğu komşu haklarının mevcudiyeti kabul edilmekle birlikte 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden önce meydana getirilen dava konusu sinema eserlerinin yapıldıkları tarihlerde icracı sanatçı hakları mevcut olmadığından eser sahibi yapımcı ile davacıların murisi olan ... arasında akdedilen sözleşmenin, kural olarak belirli bir sonucun taahhüt edildiği eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, icracı sanatçının icraları üzerinde sahip olduğu komşu haklarını FSEK’in 80/I-1-A-5 maddesi kapsamında devredebileceği, davacıların murisi ile eser sahibi arasında yazılı bir …
Öncelikle davacılar murisi ile yapımcı arasında, dava konusu sinema eserlerinin yapımında akdedildiği belirtilen sözleşmelerin yapıldığı tarihlerde davacılar murisinin icracı sanatçı olarak herhangi bir mali hakkı bulunmamaktaydı. Bu haklar, yukarıda da detaylı olarak ifade edildiği üzere dava konusu sinema eserlerinin meydana getirilmesinden sonra ilk olarak 12.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4110 sayılı Kanun ile tanınmış, 03.03.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4630 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş, 4630 sayılı Kanun ile değişik FSEK’in ek madde 2 hükmüyle de dava konusu eserlere uygulanır hâle gelmiştir.…
Bunun yanında icracı sanatçının icraları üzerinde sahip olduğu mali hakların devrine ilişkin olarak, davacıların murisi ile eser sahibi yapımcı arasında akdedildikleri belirtilen sözleşmelerin yapıldıkları tarihlerde ve günümüzde yürürlükte olup komşu haklar bakımından kıyasen uygulanan FSEK’in 52. maddesi gereğince; mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması, bu sözleşme veya tasarruflara konu olan mali hakların da ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Ayrıca yine aynı tarihlerde ve günümüzde yürürlükte olup kıyasen uygulanan FSEK’in 51. maddesi uyarınca ileride çıkarılacak mevzuatın hak sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrini veya bunların başkaları tarafından kullanılmasını konu alan sözleşmelerin batıl olduğu, ileride çıkarılacak mevzuatla mali hakların kapsamının genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak yetkilerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında da aynı hükümlerin geçerli olduğu sabittir.…