III.Değerlendirme
Somut olay bakımından ele almak istediğimiz konu, SMK m. 25 f. 6’da düzenlenen sessiz…
İlk derece mahkemesi, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına hükmetmiştir.…
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin aksine sonraki tarihli marka tescilinin…
Yargıtay ise Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını onamıştır.…
Sonuç olarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onayarak Yargıtayın da benimsediği…
SMK m. 25 f. 6’da düzenlenen sessiz kalma yoluyla hak kaybının unsurlarından birisi,…
Kötü niyet kavramının ne anlama geldiği öğretide ve uygulamada oldukça tartışmalıdır
Yargıtayın onadığı bölge adliye mahkemesinin kararında ilgili kısım şöyledir:…
“(…) davalının davacının şiirini bildiği ve bile bile telif hakkını ihlal ettiği, tescilin kötü niyetli olduğu anlaşılmakla 5 yıllık sürenin uygulanamayacağı, davacının öncelik hakkı olduğu değerlendirilse dahi sessiz kalma suretiyle hak kaybının oluşup oluşmadığının tespitinin gerektiği, davalının marka tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı, kötü niyetli marka …
Kanaatimizce Bölge Adliye Mahkemesinin yaklaşımı yerinde değildir. Yargıtay da bu…
Kararda yer alan “marka tescilinde bulunan kişinin, marka tescilinden doğan haklarına zarar gelmeyeceğini düşünmesine ve markaya yatırım yaparak belli bir ekonomik değere ulaştırmasına yol açacak kadar uzun bir süre bu kullanıma itiraz edilmemiş ise artık bu marka üzerinde hukuken korunması gereken bir hakka sahip olacağı gözetildiğinde marka tescilinden yaklaşık 6 yıl sonra hükümsüzlük davası açılmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile bağdaşmadığı, hükümsüzlüğünün istenemeyeceği” ifadeleri,…
Bu karardaki yaklaşımın benimsenmesi hâlinde kötü niyetli sonraki marka sahibinin,…