Öğretide bazı yazarlara göre(41), şerh, işlem tarafı olmayan üçüncü kişilerin TMK m.1023 hükmüne dayalı iyiniyet iddiasını bertaraf eder. Bu görüşe göre şerh olsun olmasın hak sahibi eş ile üçüncü kişi arasındaki hukuki işlem, kesin hükümsüzdür. Zira diğer eşin rızası alınmaksızın taşınmazın devredilmiş olması, tasarruf işlemini yapan kimsenin tasarruf yetkisine sahip olmadığını gösterir. Aile konutuna ilişkin TMK m.194, hak sahibi eşin aile konutu üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandırmakta ve işlemin diğer eşin açık rızası bulunduğu takdirde hüküm doğuracağını düzenlemektedir. Bu durumda aile konutunun maliki olan eşle hukuki işlem, kesin hükümsüzdür ve onunla işlem yapan kişi taşınmazın mülkiyetini kazanmamıştır. Tapu sicilindeki tescil, yolsuz tescil niteliğindedir. Aile konutu şerhi yoksa, onun tapu siciline göre malik olduğunu düşünen ve iyiniyetli olarak onunla taşınmazla ilgili işlem yapan kişinin tapu siciline güveni korunacak ve TMK m.1023’ün diğer koşulları da varsa taşınmazın mülkiyeti iktisap edilecektir. TMK m.1023 uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Aile konutu şerhi söz
Öğretide savunulan diğer görüşe göre şerh(42),…
TMK m.194’te fiil ehliyeti sınırlaması düzenlendiği savunanlara(43)…
Kanaatimizce TMK m.194/f.1, eşlerin tasarruf yetkisini sınırlandıran bir hükümdür
Kira sözleşmesiyle aile konutunun özgülenmesi ihtimalinde ise, konutun mülkiyeti…
