Oturum Başkanı: Prof. Dr. Ali Güzel…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Mayıs 2021
Sayfa: 185 - 189
Seda Emrağ Ergüneş, Kübra Doğan Yenisey
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Ekonomik ve Teknolojik Gelişmelerin “İşveren” ve “İşyeri” Kavramlarına Etkileri…
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi …
1. Tebliğ Sahibi: Dr. Stéphane Vernac …
Jean Monnet de Saint Etienne Üniversitesi…
2. Tebliğ Sahibi: Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey …
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi…
Prof. Dr. Erdem Özdemir: Öncelikle şunu belirteyim değerli Hocam, mucizevi bir çözüm yok bununla ilgili. Sevgili Kübra Hocanın tebliğinden anladığım kadarıyla işçiler de işsiz kalacak ve bunun sonucunda İş Hukukçusu olarak bizler de bu anlamda sıkıntıya düşeceğiz ve farklı disiplinlere yönelmemiz gerekecek. Biraz farklı disiplinlere yönelen de bir hukukçu olarak da birkaç küçük katkıda bulunmak istiyorum. Özellikle Dr. Vernac, grup şirketleriyle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Bu grup şirketi ve holding yapılarının Türk hukukunda da somut etkileri var. Bu hem İş Hukukunda hem de güncel anlamda Kişisel Verilerin Korunması Hukukunda çok tartışılmaya başlandı. Konunun son zamanlarda Fransa’da çok tartışıldığını görüyorum hatta group de société, holdinglerle ilgili sadece bu konuyla ilgili iş hukuku seminerleri yapılıyor. (Ben bunun da pekâlâ bir doktora tezinin konusunu oluşturabileceğini de düşünüyorum.) Bizim İş Hukukumuzda da artık bu konuda somut tartıştığımız sorunlar var. Kişisel verilerin korunmasından bahsedeyim. Kişisel verilerin korunması ile ilgili yeni bir kanun çıktı, biliyoruz. Aslında pek yeni de değil, iki sene önce çıktı. Hatta 6 Nisan itibariyle kanuna uyum süreci de tamamlandı. Ankara’da kurulan KVK Kurulu ceza vermeye de başladı. Bir şirket, bu grup şirketi yapısıyla bağlantılı olarak ve doğrudan insan kaynakları ve iş hukuku uygulaması ile ilgili olarak önemli bir ceza yedi. Cezanın konusu şuydu; çalışan adayı, şirkete başvuruda bulunuyor ve çalışan adayının verileri, bir grup şirketinden diğer grup şirketine geçiyor. Dr. Vernac’ın iki önemli tespiti vardı. Birincisi; Fransa’da %50’nin üzerinde grup şirketi var, artık öyle bir yapıya ulaştık. Türkiye açısından baktığımızda Türkiye’de de benzer bir yapılanma var, bu gelişmeyi ben de görüyorum. Yine Vernac’ın tespitlerinden birisi şuydu; grup şirketlerinde merkez İK’lar ve merkez IT’ler var artık. Bu organizasyon açısından da gerekli. Kurumun ceza gerekçesine baktığımızda çalışan adayının açık rızasının olmaması gibi bir kriterden hareket ederek bu sonuca ulaştı. Yani çalışan adayı, bir veriyi A Şirketine veriyor ama B şirketindeki İK bunu gördüğü zaman, Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırıdır diyor. Özellikle bu disiplinde çok tartışacağımız bir karara benziyor çünkü konuyu Uluslararası Hukuk açısından da inceledim, Dünyada iki önemli
Yine KVK ile ilgili küçük bir not söyleyeyim. Yine sevgili Kübra’nın tebliğinde;…
Değerli hocalarım da burada, Münir Ekonomi hoca burada, Polat Soyer Hoca burada.…
Son bir küçük not: Yönetim modelleri anlamında da Monsieur Vernac gene birkaç enteresan…
Doç. Dr. Ercüment Özkaraca: Türk Ticaret Kanununda bir hüküm var: Şirket topluluklarında…
Prof. Dr. Stéphane Vernac: İlk önce güven kuralı ihlalinden doğan sorumluluk hakkındaki ikinci soruyu cevaplandıracağım. Fransız İş Kanununun dışında ama Medeni Hukukta bir görünüşe güvenden hareket etme teorisi vardır. Bu daha çok Yargıtay tarafından ortaya konulmuş bir görünüş teorisidir, taahhüt ettiğine inandırıldığı görünümü taahüt etme. Fransız İş Hukunda görünürdeki işverenin tanındığı bazı hipotezler vardır. Yani, işverenin sahip olduğu bütün yetkileri işveren gibi kullanan bir kişi; içtihatlardan örnek vermek gerekirse işçinin işten çıkarılmasından sonra verilmesi gereken hizmet belgelerini veren kişi işveren olarak değerlendirilebilir; yine bir işçiyi ön görüşmeye çağırmak, görünüşteki işverenlik açısından bir adımdır. Ancak bu teori hala Fransa’da zayıf bir teori olup bu teoriyi göstermek ve kanıtlamak oldukça zordur. Büyük şirket gruplarındaki sorunlara biraz daha yakından bakılırsa örneğin olayların büyük bir bölümünde grup şirketlerde işçiye gönderilen bütün evrakların en tepesinde grup şirketlerinin ismi yazar, küçük bir olasılıkta bağlı şirketlerin adı vardır ve gerçekten de bazı durumlarda işçiler, sözleşmenin tarafı işverenleri ile grup şirketleri arasındaki farkı bilmemektedirler. Bu durumlarda da ileride meşru inanış veya görünürdeki işveren
İlk soruya gelirsek, bu konuda da uzman değilim. Avrupa Birliği’nde 25.08.2018 tarihinde…