1. Yapısal Çözüm Önerileri
Bilindiği üzere, Türk Telekom özelleştirmesinde Rekabet Kurulu tarafından Kablo TV’nin…
Kutu 17: TT Menfi Tespit Kararı…
Regülasyona tabi piyasalarda hakim durumdaki dikey bütünleşik bir teşebbüsün çeşitli rekabet ihlallerinde bulunarak ilgili piyasalarda etkin ve adil bir rekabet ortamının oluşmasını engelleme ve/veya geciktirme olasılığına yönelik bu tip endişelerin çoğunlukla sektöre özgü öncül düzenlemelerin varlığı ile ortadan kaldırıldığı görülmektedir. Bu bağlamda sektörel düzenleyici, ilgili teşebbüslere çeşitli tedbirler/yükümlülükler getirebilmektedir.
Her ne kadar toptan genişbant internet hizmetleri pazarında EPG konumuna sahip olan Türk Telekom, BTK tarafından çeşitli öncül düzenlemelere tabi tutulsa da, söz konusu teşebbüsün perakende genişbant internet hizmetleri pazarında dikey bütünleşik olarak faaliyete başlamasının rekabet üzerinde bazı olumsuz etkilerinin olabileceğinin gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Zira toptan ve perakende pazarlarda ayrı tüzel kişilikler aracılığıyla faaliyet gösteren bir teşebbüsün, tekrar dikey bütünleşik bir yapıya dönmesinin rekabet üzerinde olumsuz herhangi bir etkisinin olmayacağını iddia etmek mümkün görünmemektedir. Ayrıca özellikle fiyat dışı ayrımcılık şeklindeki rekabet ihlallerinin, hesap ayrıştırması, şeffaflık, fiyat düzenlemesi gibi bazı tedbirler ile önüne geçilememe olasılığı da belirtilmesi gereken bir diğer husustur.
Ayrıca, halihazırdaki yapıda dahi üç yılda sadece %4 oranında ilave pazar payı elde edebilmiş olan İSS’lerin pazardaki faaliyet alanının genişlemesinin güçleşebileceği, yapılan ve yapılması öngörülen düzenlemeler ile bir ivme yakalaması beklenen yerel ağa ayrıştırılmış erişim ve benzeri alt yapı eksenli rekabet modellerine geçişin daha da gecikebileceği ve hatta bu tür bir geçişin mümkün olmayabileceği, Türkiye pazarının mevcut durumu göz önüne alındığında, kuvvetle muhtemel görünmektedir.
Zaten hakim durumda bulunan Türk Telekom’un bu aşamadan sonra piyasada çok daha güçlü bir şekilde bulunacağı, bunun neticesinde alternatif operatörler açısından halihazırda piyasada gerçekleştirilememiş olan rekabetçi yapının çok daha zor bir şekilde devam edeceği öngörülebilir bir sonuçtur. Benzer şekilde, TELKODER tarafından gönderilen görüşte de, tüzel kişilikleri ayrıştırılan Türk Telekom ve TTNet’in tekrar birbirleriyle aynı pazarda faaliyet yürütmeye başlamalarının sektörde fiili tekel halini kalıcılaştırmaya yönelik bir durum oluşturacağı ifade edilmiştir. |
Sayfa 750
Yine bir önceki bölümde ayrıntılı olarak bahsedildiği gibi Türk Telekom’un İSS olarak faaliyete başlaması durumunda dikey bütünleşik yapı nedeniyle hakim durumun kötüye kullanılma kapsam ve sınırlarının genişlemesi, yerel ağa ayrıştırılmış erişim ile İSS’ler lehine ürün farklılaştırması anlamında avantajlar sağlayan mevcut ve gelişmekte olan rekabet ortamının zarar görmesi, belirli bir ivme yakalayan alternatif işletmecilerin pazar payı arayışı ve öngörülen düzenlemelerin etkinliğinin azalması, bu kapsamda modeller arası geçişlere imkan tanıyan “abone göçü” (migration) ve yalın ADSL benzer düzenleyici açılımlar ile elde edilmek istenen rekabetçi etkinin de sınırlı kalması söz konusu olabilecektir.
Başvuruda ayrıca “Türk Telekom’un piyasa aksaklığına neden olma ihtimalinin çok zayıfladığı, Türk Telekom’un perakende seviyede internet erişim hizmetlerini sunabilmesinin mümkün olması durumunda rekabete aykırı bir uygulama olması ihtimalinde Rekabet Kurumunca müdahalede bulunulmasının mümkün olduğu ve BTK’nın düzenlemelerinin de buna müsaade etmeyeceği” ifade edilmektedir. Ancak BTK görüşünde yer verildiği üzere, Türk Telekom’un piyasa aksaklığına neden olma ihtimalinin çok zayıflamasının toptan ve perakende internet erişim hizmetlerinin farklı şirketler olan Türk Telekom ve TTNet tarafından sunulduğu mevcut yapının bir gereği ve sonucu olduğu, Türk Telekom’un perakende seviyede internet erişim hizmetleri sunmaya başlaması durumunda bu yapının rekabet karşıtı uygulamalara daha açık bir yapıya dönüşebileceği öngörülebilecek bir husustur.
Sonuç olarak, dosyada yer alan ve yukarıda özetlenen sektörel düzenleyici ve teşebbüs birliği görüşleri dikkate alınarak özelleştirme aşamasında Rekabet Kurulu tarafından verilen “TTNet internet servis sağlayıcılığı faaliyetlerinin ayrı bir tüzel kişiliğe kavuşturulması”na ilişkin görüşün temelinde yer alan rekabetçi endişelerin halihazırda da devam ettiğini belirtmek gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır. Perakende seviyede internet hizmetinin aynı zamanda Türk Telekom tarafından da sunulmaya başlanması kararı tek başına hâkim durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilebilecek bir durum değildir. Zira Türk Telekom’un planlanan dikey bütünleşik yapıya geçmesi durumunda ilgili pazarlarda ortaya çıkması muhtemel ayrımcı ve/veya dışlayıcı olarak nitelenebilecek davranışlar 4054 sayılı Kanun kapsamında ele alınabilecek olmakla beraber, söz konusu yapıya geçme kararı tek başına Kanun’un 6. maddesi kapsamına girmemektedir. |
Sayfa 751
Telekomünikasyon sektöründe genellikle, dikey bütünleşik yapı içerisinde doğal tekel…
Grup şirketlerinde, hem ortakların çeşitli piyasalardaki konumu ve gücü hem de ortak…
Şebekeye erişim konusu, pazara giriş önündeki en önemli engellerden birisini teşkil…
Kutu 18: Avustralya Örneği …
| Avustralya hükümeti tarafından ‘Rekabet Politikası Belgesi’nin ‘odak noktaları’ndan birisini de açık kamu yararının bulunmadığı hallerde kamu sermayeli teşebbüslerin piyasalardaki rolünün azaltılması oluşturmaktadır. Bu noktada bilhassa kamu sermayeli teşebbüslerin piyasalara etkisi bağlamında rekabetçi tarafsızlık ilkesinin uygulanmasına olan ihtiyacın da en aza indirileceği ifade edilmektedir.
|
Tarife ve fiyat ayrımcılığı uygulaması ile sektörel düzenlemeler yoluyla mücadele…
Şebeke yatırımları, rekabetçi bir telekomünikasyon sektörü için önemli olup, gerek…
Ayrıştırma uygulamaları ile yukarıda sayılan olumsuzlukların ortadan kaldırılması…
Şebeke endüstrilerinde serbestleşmenin ve adil bir rekabet ortamının sağlanabilmesi…
Hesap ayrımı; darboğaz olan unsura ilişkin hesaplar ile diğer hesapların birbirinden…
Fonksiyonel (ya da organizasyonel) ayrıştırma ise; dikey bütünleşik şirketin entegre…
Diğer bir ayrıştırma türü ise yapısal ayrıştırmadır. Bu ayrıştırma türünde bir şirkette,…
Yapısal ayrıştırma modeli 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9. maddesi kapsamında…
Fonksiyonel ve yapısal ayrışma, etkin gözetim mekanizmaları kurulmadığında, bütünleşik…
İşbu başlık altında, başta Avrupa Birliği’nin birlik bazında yaptığı düzenlemeler…