Ancak, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinden anlaşıldığı üzere, bu faiz (riba) yasağı,…
İslam’da riba (faiz) yasağının konusu, hâlen yürürlükte bulunan Türk ve yabancı memleket…
“Ey iman edenler, ribâyı (faizi) öyle kat kat artırılmış olarak yemeyin, Allah’dan korkun. Ta ki muradınıza eresiniz.”(16)…
şeklindeki 130’uncu ayeti de, temerrüt faizini değil, mürekkep faizi, faize faizi…
Bu konuda Çantay, “Cahiliyyet devrinde faizli borçlar gününde ödenmez ve borçlu da müddetinin uzatılmasını isterse tefeci uzatma mukabilinde borcun mikdarını artırır, böyle faizler analarını geçerdi, Bu, “mürekkep faiz” şeklinin bir benzeri olacaktır.”
Âl-i İmran suresinin 130. ayeti ile yasak edilenin basit veya temerrüt faizi olmadığı,…
“Kur’anda borç para ve mal gücü ile yapılan tefeciliğe riba adı verilmiştir. İslâmiyetten evvel (Cahiliyet) devrinde borcun vâdesi geldiği zaman borçlu borcunu vermezse müddeti bir misli arttırdıkları gibi ödenecek para veya malı da bir misli arttırırlardı. İkinci vâdenin sonunda yine bir misli arttırılarak …
Kur’an-ı Kerim hem bu durumu, hem de yasağı belirtti.…
«Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin.»…
Riba’nın lügat anlamı meşru miktarı geçen fazlalıktır. Fahiş, ölçüsüz faiz demektir. Ayette bu açıklanmış %100, 200, 300 faiz alma yasaklanmıştır. Zamanımızda bile bazı tefeciler ayda %10 ile el altından para işletirler, dinen yasak olan işte budur. Çünkü faiz senede 1 mislini geçer, insafsız tefeciler, fakir köylünün yaz güneşi altında alın teri dökerek meydana getirdiği ürünü, vaktiyle verdikleri borçtan veya veresiye sattıkları şeylerden dolayı alırlar, yıllarca köylünün kanını faiz yoluyla emer, takatini keserler...…
Görülüyor ki yasaklanan Riba, parada ve besin maddelerinde yapılan her nevi yolsuzluk karaborsacılıktır, vurgunculuktur, tefeciliktir.…
Dinin yasakladığı şeylere riayet etmemek iktisadî düzene ne kadar zararlı ise, aşırı bir taassupla kanuni banka kredilerine Riba gözü ile bakmak da o kadar zararlıdır. Banka faizine haram demek, sonra banka kredisine muhtaç olan milyonlarca çiftçi, bağcı, tütüncü, esnaf, tüccar, sanatkâr ve ev yaptıranı haram olduğunu bile bile banka faizi vermeye veya almaya mecbur bırakmak, yani Allah’ın emrine karşı geliyor gibi bir duruma koymak mı iyidir? Yoksa, işin doğrusunu söyleyerek halkı günah ve vesvesesinden kurtarmak mı iyidir? Bir din adamı bu işte hataya düşmek korkusu ve bir müctehid’in böyle bir fetva vermemiş olması yüzünden karar vermekten çekinebilir...”
Kur’an-ı Kerim’in, Bakara suresinin 278’inci ayetinde de aynen:…
“Ey iman edenler, (gerçek) mü’minler iseniz Allah’dan korkun, faizden henüz alınmamış olup da) kalanı bırakın.”…
denmek sureti ile de, henüz tahsil edilmemiş bulunan faizden feragat edilmesi em…
Âl-i İmran suresinin 130’uncu ayetinde “kat kat Ribanın (faizin)” yasak edilmiş bulunmasına mukabil, Bakara suresinin 278’inci ayetinde
Başka bir ifade ile İslam dininde de makul kapital ve temerrüt faizi yasak değildir.…
“Ey iman edenler, ta’yin edilmiş bir vakta kadar birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir yazıcı da doğrulukla (onu) yazsın. Katib, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın (borcunu ikraar etsin). Rabbi olan Allah’. dan korksun, ondan (borcundan) hiç bir şeyi eksik bırakmasın. Eğer üstünde hak bulunan (borçlu) bir beyinsiz veya bir zaîf olur, yahud da bizzat yazdırmıya (ve ikraara) gücü yetmezse, velisi dosdoğru yazdırsın (ikraar etsin). Erkeklerinizden iki de şahit yapın. Eğer iki erkek bulunmazsa o halde raazi (ve doğruluğuna emin) olacağınız şahidlerden bir erkekle iki kadın yeter. (Bu suretle kadınlardan biri unutursa öbürünün hatırlatması (kolay olur). Şahitler (şehadeti edâye) çağırıldıkları vakit kaçınmasın. Az olsun, çok olsun onu va’desiyle beraber yazmakdan üşenmeyin. Bu, Allah yanında adalete daha uygun, şahit için daha sağlam, şüpheye düşmemenize de daha yakındır. Meğer ki aranızda (elden ele) devredeceğiniz ve peşin yaptığınız bir ticaret olsun. O zaman bunu yazmamanızda size bir vebâl yokdur. Alışveriş ettiğiniz vakit da şahit tutun. Yazana da, şahitlik edene de asla zarar verilmesin. (Bunu) yaparsanız …
emriyle, alacak ve borcun hem kanıtlanması, hem de vadesinde tahsili için Usul Hukuku…
Prof. Dr. Neşet Çağatay da, Âl-i İmran suresinin 130’uncu ayeti ile ilgili ilmî bir…
“Borçlu aldığı borcu ödemeyip birkaç yıl ertelediğinde bazen, borç aldığı az bir parayı ödemek için evini bağını satmak, hatta hürriyetini kaybetme durumuna düşerdi. Kur’anın -111. 130’uncu âyetinde kat kat Riba yemeyiniz ibaresi ile tahrif edilip şiddetle men edilen şey budur. Kat kat faiz mânasına. gelen Riba yasağının yılda %20’yi geçmeyen küçük faiz nisbetlerine kadar teşmil edilmesi, aklı ve gerçekçiliği esas alan. İslâm Dini’nin ve onun kutsal kitabı olup elliden fazla yerinde «Aklınız ermiyor mu? Düşünmüyor musunuz?» ibareleri geçen Kur’anın prensiplerine aykırı düşer..”…
