Yargıtay’ın bozma kararından sonra dosya istinaf mahkemesine gönderildiğinde, tahkikat…
“Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm deliller toplanmadan hazırlanan ve davacılar vekili tarafından itiraz edilen 22.09.2018 tarihli bilirkişi raporuyla alacakların tam ve kesin olarak belirlenebilir hâle geldiğinin kabul edilemeyeceği, zira taraf vekillerinin itirazları ve bu rapordan sonra getirtilen belgeler kapsamında değerlendirme yapılarak düzenlenen 07.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda davacıların maddi tazminat alacaklarının daha fazla olduğunun belirlendiği,…
Öğretide haklı olarak belirtildiği üzere Yargıtay’ın bozma sebebi, davacının belirsiz…
İlk derece mahkemesinde belirsiz alacak davası (HMK m. 107) açıldığı ve yargılama…
Belirsiz alacak davasından sonra ek dava açma imkânının olmaması(34),…
Bununla birlikte 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle getirilen düzenlemenin de eleştirilecek…
“Yargıtay’ın bozma kararından sonra ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada dikkate alınması gereken ve kanun hükümleriyle düzenlenmemiş olan usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağı gibi kurumlardır. Bu kapsamda Yargıtay’ın bozma kararına uyulması sonucunda, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkralarından biriyle ilgili olarak usuli kazanılmış hak oluşmuşsa bu hakkı bertaraf edecek şekilde ıslah yapılamayacağı hüküm altına alınmaktadır…”…
Gerekçedeki açıklama dikkate alındığında şayet “bozma kararına uymakla ortaya çıkan…
Diğer yandan, kabul edilen düzenlemenin bir başka açıdan da eleştirilmesi mümkündür.…
Ancak istinaf aşamasında ıslah hakkının kullanılması, başka bir hüküm nedeniyle mümkün…
Böylelikle, 7251 sayılı Kanun’un 18’inci maddesiyle HMK m. 177’ye ikinci fıkra eklenmesi,…
Islahın ilk derece mahkemesinde hüküm ifade edeceği söylenerek bölge adliye mahkemesinde…
HMK m. 353’te belirtilen hâller dışında istinaf mahkemesinde inceleme, duruşmalı…
Diğer bir ihtimalde istinaf mahkemesi, duruşmalı olarak incelenen davalarda derece…
Nitekim belirsiz alacak davasında istinaf aşamasında da bedel arttırımı yapılabileceği…
“Her ne kadar 6100 sayılı HMK’nın 357/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde davanın ıslahının istenemeyeceği …
Yine, benzer bir başka kararda da şu ifadelere yer verildiği görülmektedir:…
“Antalya Bölge Adliye Mahkemesince alınan ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkette uzun bir süre makine mühendisi olarak çalıştığı, taraflar arasında görülen Denizli 3. İş Mahkemesinin 2014/4.6 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarına göre üretimi yapılan ekipmanların tasarımlarının davacı şirket temsilcisi Abdullah Ç. tarafından çizimlerin ise davalı Engin B. tarafından yapıldığı, davalının ürünlerin tasarım ve çizimlerini tek başına yaptığı şeklindeki savunmasının doğru olmadığı, davalının davacı şirkette yaptığı bu iş karşılığı ücret aldığı ve bu işlemleri davacı şirket adına yaptığı, çalıştığı süre zarfında yapılan üretim bilgi ve modellerini bilgisayarına yüklediği ve işten ayrılırken yanında götürdüğü, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra üretimi yapılan ürünlerin teknik resimlerinin hazırlanması için hiç bir emek ve çaba sarf etmeden her hangi bir katkı sağlamadan, yeni bir iş yeri açarak davacıya ait tasarım ve üretimlerini direk kullanarak üretim ve akabinde satış yapması eyleminin 6102 sayılı TTK’nın 54 ve 55/1-c maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğu, davalının dönem içi hasılatın 2.052.932,80 TL, dönem kar/zararın 354.983,38 TL ve elde ettiği hasılatın 81.531,46 TL olduğu, davalının net karının ise 14.098,03 TL olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 357/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde davanın ıslahının istenemeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davanın 6100 sayılı HMK’nın 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinde 6100 sayılı HMK’nın 107/2 maddesi gereğince talep arttırma dilekçesinin sunulabileceği,…
2- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir”(47)…
