D- Giovanni Maranta
D- Giovanni Maranta …
Doktrinde Federal Mahkeme’ye en fazla destek veren yazarlardan olan Maranta'ya göre…
önünde tutmaktadır. Ancak bunların arkasından gelen “Personenverbindungen und Anstalten zu unsittlichen oder widerrechtlichen Zwecken können das Recht der Persönlichkeit nicht erlangen” [Amacı hukuka veya ahlaka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz]…
Maranta'ya göre tüketici karakterde kaleme alınmamış olan Art. 736 b. 5 OR düzenlemesi çerçevesinde anonim şirketlerde başka sona erme sebeplerinin olabilmesi mümkündür. Ancak burada Art. 745 OR hükmünü sınırlayıcı bir karakterde görmek isabetli olmayacaktır, zira bu madde tasfiyenin sebebine değil, sonuçlarına ilişkindir. Bu nedenle özel bir sebebin varlığı halinde bunun tasfiyeye ilişkin olarak da kendisine has başka bir usulünün bulunması doğal bir durumdur ve anonim şirketlerin müsadere yaptırıma maruz kalmasında da bir hukuka aykırılık yoktur…
Yazar Art. 736 OR’in gelişimini tarihi perspektiften bakmak suretiyle irdeleyerek,…
Özel bir düzenlemenin ihlali durumunda yaptırımın sadece bu özel düzenlemede aranmak…
gerçekleştirilmesinin de engellenmesine yönelik bir tedbir olarak görülmelidir…
Maranta'ya göre ortaya çıkan somut olaylar incelendiğinde görülmektedir ki, bu gibi anonim şirketlerin hemen hepsi aynı tezgâhtan çıkmış dokumalar gibidir. Mezkûr anonim şirketlerin hemen hepsinin hisse senetleri -ortakların kimliğinin gizli kalması için- hamiline yazılıdır. Şirketler, hissedarlarının yerine gayrimenkullere bir çeşit inançlı mülkiyet esasına göre sahiptir. Öyle ki, bu durum hissedar sözleşmelerine veya ana sözleşmelere de dercolunmak suretiyle teminat altına alınmak için gayret gösterilmiştir. Nitekim bu amaca (şirket vasıtasıyla gayrimenkule sahip olma) ulaşmak için öyle (çok çeşitli) araçlar kullanılmıştır ki, sadece buradan bile şirketin amacının hukuka aykırılığı ortaya çıkmaktadır. Bu tip şirketlerde hisse senetleri hamiline olmasına rağmen bunlar bir bankaya tevdi olunmak suretiyle hissedar tarafından üzerinde ana sözleşmesel düzenlemeler ve ayrık hissedarlar sözleşmeleriyle sadece yönetim kurulunun izni ile tasarruf hakkı verilen bir tür bağlam benzeri yapılar kurulmakta, posta ve ödeme trafiğinin peçelenmesiyle bilanço usulsüzlüklerine kadar gidecek bir yönetim ve denetim birliği tesisine çalışılmaktadır. Tüm bu önlemler göstermektedir ki, bu gibi anonim şirketler faaliyet konularının bir parçası olarak gayrimenkul edinmeyi değil, esasen yabancılara getirilmiş bulunan gayrimenkul edinimine ilişkin kısıtlamalardan sıyrılmayı hedeflemektedir ki, bizatihi bu da şirketin amacını hukuka aykırı hale getirmektedir.…