2. “Ticaret Mahkemesi, davalı YK üyelerinin ödedikleri 74.000. CHF tutarın haksız olduğu nedeniyle Art. 754 OR hükmü uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğuna hükmeder. Davalı YK üyeleri ise bu karara karşı, (F)'nin, kendilerine karşı tek paysahibi ve şirketin ekonomik açıdan sahibi olan (E)'nin temsilcisi olarak hareket ettiğini ve toplam 74.000. CHF olan 47.000. CHF ve 27.000. CHF tutarındaki her iki ödemeyi, onun ibraz ettiği belgelere göre değil, aksine talimatı doğrultusunda ve aynı zamanda şirketin rızasıyla yaptıklarını; bu nedenle Art. 754 OR hükmü uyarınca tazminat yükümünün söz konusu olmayacağı itirazında bulunurlar.”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2009
Cilt: 25 Sayı: 4
Hasan Pulaşlı
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Gerekçe
1. “Federal Mahkeme önce davalıların kamu hukukuna(3) ilişkin itirazlarını inceler ve bunun ticaret hukuku davasına etkisinin olmadığı nedeniyle redder ve özel hukuka ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçer. ”…
a) “Art. 754 OR hükmü uyarınca yönetimle veya şirket işleriyle uğraşan bütün kişiler, yükümlülüklerini kasten veya ihmalle ihlal ederek verdikleri zararlardan şirkete karşı sorumludur. Davalılar, davacı şirketin adına tartışmalı ödemelerin yapıldığı zamanda ticaret siciline yönetim kurulu üyesi olarak tescil edilmiş olduklarından, tartışmasız olarak İBK m. 754 hükmündeki sorumlular çevresine dâhildir (karş. BGE 117 II 570 E. 3 ve Peter Widmer, Basler Kommentar, N. 6 zu Art. 754 OR atfıyla).”…
b) “Organ sorumluluğu, yükümlülüğe aykırı bir davranışı da şart koşmaktadır. Yönetim kurulu, İBK m. 716 ve 716a hükümlerinde öngörülen görevleri özenli bir şekilde yapmakla yükümlüdür. Onların davranışları için objektif (nesnel) özen ölçüsü geçerli olup, bu da ilke olarak bu, somut bir olayda benzer bir durumda usulüne uygun hareket eden bir kimseden hakkaniyete uygun olarak beklenilebilen davranıştır (Watter, Basler Kommentar, N. 5 zu Art. 717 OR atfıyla).”…
aa) “Bidayet Mahkemesi, davalıları, makbuzların hukuki sebeplerini iyice incelemeden ödeme yaptıklarından dolayı kusurlu bulmaktadır. Mahkemenin tespitlerine göre birinci ödeme 28 Mart 1996 tarihine ait olup, “H Taşınmaz Holding hakkında taşınmazın ön raporu, Wohlenschwil Schweiz” 47.000. CHF tutarında fatura edilmiştir. Ticaret Mahkemesi, ne fatura ekindeki hesap açıklamasını ne de diğer dokümanları inandırıcı bulmuştur. Davalılar, soracakları sorularla …
bb) "(Bidayet Mahkemesi'nin, kendi müvekkiline bağımlı ve inançlı şekilde faaliyette bulunan YK üyesinin de, yükümlülüğe aykırı hareket eden bağımsız bir organ gibi aynen sorumlu olacağı yolundaki düşüncesine ilke olarak katılmak mümkündür, çünkü inançlı YK üyesi üçüncü kişilere karşı, en azından şirketin kaderini tayin eden kimse olduğuna ilişkin güven uyandırmaktadır (BGE 117 II 570; Forstmoser, Die aktienrechtliche Verantwortlichkeit, 2. Aufl., Ziff. 315.). Şu kadar ki, zarar görenin rızası halinde, yükümlülüğe aykırılık ortadan kalkar; ancak hukuki organa, zarar görenin muvafakatiyle hareket ettiğini ispat etme yolu açıktır (Forstmoser, aa.O. ff. 316). İnançlı yönetim kurulu, aynı zamanda tek paysahibi olan inananın verdiği talimatlara uygun olarak hareket etmişse, bu takdirde şirketin de sorumluluk davası açma hakkı düşer (BGE 111 II 182 E.3b; Forstmoser/Meier-HayozJNobel, Schweiz.erisches Aktienrecht, § 36 N. 157; Forstmoser, a.a.O., Ziff. 316; Peter Viktor Kunz, Rechtsnatur und Einredeordnung der aktienrechtlichen Verantwortlichkeitsklage, Diss., Bern 1993, S. 145 f.,146 und 147). Ayrıca inançlı olarak faaliyette bulunan YK üyesi, açık veya örtülü olarak tüm pay sahiplerinin rızasıyla hareket etmiş veya kanuna aykırı olarak alınmış ancak iptal edilmemiş olan bir genel kurul kararını icra etmişse, şirketin açtığı sorumluluk davasına karşı aynı zamanda sorumluluktan kurtulma def'ine de "volenti non fit iniuria” dayanabilir (BGE 111 II 183 E. 3b; kurucu sorumluluğu için: BGE 90 II 490 E.4; Forstmoser, a.a.O., Ziff. 544; Die privatrechtliche Verantwortlichkeit im Aktienrecht, Schweiz.…
cc) “Somut olayın ekinden de tespit edilebildiği üzere (Art. 64 Abs. 2 OG) Bidayet Mahkemesi'nin bozulan bu kararından, davacının paysahipliği ilişkisi de tam olarak anlaşılamamaktadır. 29 Mart 1996 tarihinde imzalanmış protokole göre (F), 497 adet ve davalılar da -YK üyeliği görevleri için- ihraç fiyatı 1000. CHF olan paya sahiptir. 500.000. CHF tutarındaki esas sermayenin tamamını finanse eden Alman vatandaşı (E) ise, yeni kurulan şirkette gözükmemekte, aksine şirket üzerindeki aktiviteyi (F) vasıtasıyla sağlamaktadır. (E) ile (F) arasında akdedilen inanç sözleşmesine göre (F), paysahibi olarak şirkette yer alacak ve kurulan holdingin “yönetimini”…
“Bidayet Mahkemesi'nin tespitlerine göre önemli olan bir husus da, (üç YK üyesi, YK üyeliği görevi için şart olan zorunlu paylar dikkate alınmadığı için) bilirkişi ücretlerinin tek paysahibi (F'nin talimatlarına göre yapılmış olduğudur. Bununla birlikte (F)'nin, bu paylara sadece inançlı olarak (E) için sahip olması, payların maliki olarak kendi konumunu ve davacı şirketin yararı ve zararına olan kendi fiillerinden dolayı sorumluluğunu hiçbir şekilde etkilemez.…
c) “Öte yandan bu davanın, hakkın kötüye kullanılması nedeniyle reddedilmesi gerekip gerekmediği, yükümlülüğe aykırılığın eksikliği nedeniyle, davalıların organ yükümünün söz konusu olup olmayacağına ilişkin sorularının irdelenmesine gerek olmadığından açık kalabilir. ”…