III. GÖREVLİ MAHKEMENİN SULH HUKUK MAHKEMESİ / İŞ MAHKEMESİ OLDUĞUNA İLİŞKİN KARARLAR
Bazı Yargıtay kararlarında teminat senedi dolayısıyla açılan menfi tespit davalarında…
Örneğin, 2008 tarihli bir kararda “davacı, davalının müdürü olduğu dava dışı şirkette ağır vasıta şoförü olarak işe girdiğini, işe girerken iki adet boş bono imzalayarak verdiğini, çalışırken geçirdiği iş kazası sonunda davalının müdürü olduğu şirket hakkında dava açtığını, davalının da buna istinaden boş senedi doldurarak aleyhinde icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibine konu senet ile diğer boş senetlerin iptaline ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir.…
Davalı, müdürü olduğu şirkette çalışan davalının geçirdiği iş kazası sonucunda tedavi olduğunu, tedavi süresince davacının SGK’ya istirahatli olarak bildirildiğini, davalının istirahatli olduğu dönemdeki sigorta ödemelerini yaptıkları gibi, davacıya çeşitli paralar ödediklerini, ancak davalının istirahatli olduğu bir dönemde başka bir şahsın yanında sigortalı olarak işe başladığını, kendisi için şirket tarafından ödenen prim ve diğer borçlar ile aldığı paraların tahsili için takip yapıldığını, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.…
Taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 Sayılı Kanunların 1. maddeleri hükümleri gereğidir”…
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi yeni tarihli bir kararda “Dava, taraflar arasında düzenlenen araç kiralama sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar davaya konu kambiyo senetlerinden dolayı menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de, her iki taraf da bu senetlerin kira sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğini kabul etmektedirler. Hal böyle olunca somut olayda uyuşmazlık TTK’da düzenlenen kambiyo senetleri ile ilgili hükümlerden değil, taraflar arasındaki kira sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde tarafların birbirlerine karşı olan edimlerini yerine getirip getirmedikleri konusunda toplanmaktadır” demek…
Yüksek mahkeme bir başka kararında “Davacı dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde aradaki hukuki ilişkiyi açıklamamış, yazılı belgeye dayalı alacağının olduğunu iddia etmiş, davalı ise takip dayanağı senedin kira ilişkisi nedeniyle teminat senedi olduğunu savunmuştur. Mahkemece alacağın yazılı belgeye dayandığını, davalının ödeme savunmasını ispat edemediğini, davalının yemin teklifinin davacı tarafça yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalının kira ilişkisi olduğuna dair savunması dikkate alınarak uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durulmadan, kira ilişkisinin varlığı ispat edilmesi halinde yukarıda açıklandığı üzere dava tarihi itibarı ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınmadan ve kira ilişkisi yönünden araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir”…
Benzer şekilde Yargıtay “Genellikle, şoför olarak çalışan işçilerden işe girişte veya akit devam ederken, işverene verecekleri olası zararlara karşılık teminat amacıyla senetler alınıp iş sözleşmesi sona erdikten sonra icra takibine konulabilmektedir. Bu tür senetlerin iptali amacıyla açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir” hükmünü…
Taraflar arasındaki hukuki münasebetin türünden yola çıkarak görevli mahkemeyi tayin…