Transit malların marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunda doktrinde…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2007
Cilt: 24 Sayı: 2
Tahir Saraç
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Doktrindeki Görüşler
Yargıtay’ın gerekçesinde yer alan önemli dayanak noktalarından birisi de doktrindeki…
Arkan'a göre, KHK’nin 9/II-c bendinde markayı taşıyan malın ihracı veya ithalinin de marka sahibine ait bir yeki olarak tanınmış ancak, bentte işareti taşıyan malların transit geçmesinin marka hakkına tecavüz teşkil edip etmeyeceği açıklanmamıştır. KHK’nin 9/II hükmünde sayılan haller tahdidi nitelikte bulunmadığından markayı taşıyan malların, marka sahibinin izni olmadan transit geçmesi de marka hakkına tecavüz sayılabilir(6).…
Oytaç'a göre, Paris Sözleşmesinin 8. maddesinin açık hükmü karşısında taklit markayı içeren transit mallara Türkiye’de el konulabilir. Çünkü Paris Sözleşmesinin 9. maddesinin 4. bendinde “yetkililer transit geçen malda el koyma işlemini yapmakla yükümlü değildir” denilmektedir. Bu belirlemenin karşıtından çıkan sonuç, yetkili mercilerin (yani Tük gümrük idarelerinin) isterlerse transit geçen ticari emtiada da el koyma işlemini yapabilecekleri, bu hususun takdirlerine kaldığı şeklindedir. Burada ilgili merciin yükümlü olmadığından söz edilmektedir. Yine KHK’nin 79. maddesinde “... mallara ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir olarak el konulabilir” denilmekte olup, transit sözcüğünün geçmemesi nedeniyle el koyma yapılamayacağı anlamı çıkmaktadır. Bununla birlikte Yazara göre, ilgili gümrük idaresinin bu yolda yaptırım getirmeye ilişkin yükümlülüğü yoksa da gerektiğinde Paris Sözleşmesinin yukarıda belirtilen açık hükmü karşısında pek ala el koyma
Yasaman/Ayoğlu' na göre; Gümrük Kanununun 57. maddesinde de KHK’nin 79. maddesine paralel olarak, marka mevzuatına göre, marka sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturan eşyanın gümrük işlemlerinin, hak sahibinin ya da temsilcisinin talebi üzerine durdurulabileceği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre de gümrük idaresinin gümrükteki eşyaya hak sahibinin talebi üzerine el koyabilmesi için, el koyma işleminin gerçekleştirileceği eşyanın marka sahibinin haklarına tecavüz eder nitelikte bulunması gerekmektedir. Ancak Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi ayrıca, el koyma işlemine tabi tutulacak eşyanın “sahte markalı” olduğuna ilişkin açık deliller olması halinde, gümrük idareleri tarafından resen durdurulabileceğini kabul etmiştir. Dolayısıyla KHK ile yalnızca tecavüz oluşturan mallara yönelik olarak öngörülmüş olan el koyma işlemi, Gümrük Kanununun 57. maddesinde yer alan sahte markalı (sahte eşya Yönetmeliğin 105. maddesinde tanımlanmış) mallar ifadesi
Noyan’a göre; ülkesellik ilkesi bakımından, gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarının ülke sınırları içerisinde olduğu ve bu bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere ve yapılan işlemlere marka hakkının kullanılması ve korunması bakımından yasada bir muafiyet tanınmamıştır. Ayrıca KHK’nin 9/II (c) maddesinde tescilli marka ile ilgili işareti taşıyan malın ithal ve ihracının yasaklanabileceği öngörülmüştür. Söz konusu hükümde sayılan fiiller tahdidi nitelikte bulunmadığından marka sahibinin izni olmadan bu markayı taşıyan taklit malların transit geçişi de markaya tecavüz oluşturur(12)…