Alm. TK § 15 III düzenlemesinden tercüme edilen TTK Tasarısı’nın 37. maddesi ise,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Eylül 2014
Cilt: 30 Sayı: 3
Asuman Yılmaz
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B- Ticaret Sicilindeki Kayıt İle İlân Edilen Durum Arasında Aykırılık Bulunması
Üçüncü kişinin TTK’nun 37. maddesine dayanarak kendisi lehine sonuç elde edebilmesi…
“Yönerge hükmü, sözü itibarıyla yalnızca tescilin doğru ancak, ilânın yanlış yapıldığı hâllere yöneliktir. Buna karşılık, kaynağın ve Tasarı hükmünün uygulama alanına, tescilin de yanlış yapıldığı veya tescil yokken ilânın yanlış yapıldığı yahut yanlışlıkla ilân yapıldığı ya da tescilde ve ilânda farklı yanlışlıkların bulunduğu hâller de girmektedir. Bu bağlamda önemli bir soruna işaret etmek hükmün anlaşılması bakımından gereklidir. Tescilin yanlış, ancak ilânın doğru yapıldığı hâllere bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılabilir. Hükmün sözünün sorunu dışarıda bıraktığı yani söze göre anılan hâlde hükmün uygulanmasına olanak tanımadığında duraksama olamaz. Bu durumda somut olay gerçeğine, menfaatler dengesine ve sicil hukukunun genel ilkelerine göre bir sonuca varılmalıdır. Olumsuz sayılabilecek bu görüşe karşı Alman öğretisinde, hükmün söz konusu soruna kıyasen uygulanması gerektiği de savunulmuştur. (...)…
Hükmün uygulanabilmesinin ikinci şartı ilânın yanlış, yani tescil edilen ile ilân olunanın farklı olması, ikisi arasında uygunsuzluk bulunmasıdır. “Yanlış” kavramının içeriğinin öğretice belirleneceği ve yargı kararlarıyla açıklık kazanacağı şüphesizdir. Önemli olan tescil ile ilânın farklı olmasıdır. Yoksa, tescile başvuru dosyasındaki içerikle yani taleple tescil arasında farklılık bulunması hükmün kapsamı dışındadır. Tescil ile ilân edilen arasında fark yoksa, üçüncü kişi, tescil ve ilândan farklı olan talebe dayanamaz.”…
Daha önce de ifâde edildiği üzere, TTK Tasarısı’nın 37. maddesi TBMM Genel Kurul…
TTK’nun 37. maddesi, ilân edilen bir hususun doğru olduğuna güvenerek işlem yapan…
- Tescil kaydının doğru, fakat ilânın gerçeğe aykırı olduğu hâller: Bu durumun…
- Tescil kaydı ve ilânın gerçeğe aykırı olduğu hâller: Bu hâlde, tescil kaydı ile ilân edilen durum arasında aykırılık söz konusu değildir: Yalnız yapılan ilân değil, aynı zamanda tescil kaydı da gerçek maddî veya hukukî durumu yansıtmamaktadır. Örneğin, (X) Limited Şirketi’ne genel kurul kararıyla (A) müdür olarak atanmasına rağmen, müdür olarak yanlışlıkla (B) tescil ve ilân edilmiştir.…
Hükmün lafzı, belirtilen durumda TTK’nun 37. maddesinin uygulanmasına olanak tanımamaktadır.…
- Tescil kaydının ve ilânın farklı yanlışlıklar içerdiği hâller: Bu hâlde…
Madde gerekçesi, hükmün öngörülme amacı ve menfaatler dengesi dikkate alındığında,…
- Tescil kaydı yokken ilânın yanlış yapıldığı hâller: Yukarıda ele alınan durumların aksine bu hâlde, tescil kaydı yokken, yanlışlıkla yapılan ve gerçek maddî veya hukukî durumu yansıtmayan ilân söz konusudur. Hüküm lafzı itibarıyla anılan hâlleri kapsamamakla birlikte, madde gerekçesi, hükmün öngörülme amacı ve menfaatler dengesinin gereği olarak, üçüncü kişiye bu tür durumlarda da TTK m. 37 düzenlemesinin sağladığı korumadan yararlanabilme olanağı tanınmalıdır(39)…
Sonuç olarak belirtmek gerekir ki; TTK’nun 37. maddesi, tescil kaydının gerçeğe uygun…
Bu bağlamda üzerinde durulması gereken bir diğer husus da, tescil kaydının gerçeği…
Daha önce de ifâde edildiği gibi, TTK m. 37 düzenlemesinin öngörülme amacı, ilân…