Anılan hususa, Taç Mutfakların Baş Tacı Kararı’nda değinilmiştir. Olayda davacı; “Taç” ibaresini asıl veya tek unsur olarak barındıran çok sayıda tanınmış markanın sahibidir. Davalı şirket adına tescilli “Taç” ibareli markalar da bulunmaktadır. Davalı, davacının markası ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Taç Mutfakların Baş Tacı” ibaresini seri marka olarak tescil ettirmek üzere başvurmuştur. Davacı, başvuruya itiraz etmiş; ancak itirazı kabul edilmemiş ve marka tescil edilmiştir. Bunun üzerine davacı, anılan markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalının dava konusu marka ile aynı unsurları ve renkleri de taşıyan “Taç” ibareli eski tarihli kök markasının bulunduğu, bunun davalı lehine kazanılmış hak oluşturacağı ve olayda seri marka istisnasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak söz konusu karar, Yargıtay tarafından bozulmuştur. Yargıtay, davalı adına tescilli olan (ve seri markaya temel gösterilen) kök marka aleyhine açılmış ve taraflar arasında derdest bir dava bulunduğundan, söz konusu (kök) markadan dolayı davalı lehine kazanılmış hak oluştuğundan söz edilemeyeceğine hükmetmiştir(64).…
