Konu, gelinen nokta itibariyle ağırlıklı olarak ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2018
Cilt: 34 Sayı: 4
Buğra Kesici, Kerem Cem Sanlı, Cihan Doğan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
I. ÖNCÜL SORUN: SORUMLULUĞUN HUKUKİ NİTELİĞİ
Rekabet hukukunun ihlalinden kaynaklanan tazminat sorumluluğu, ciddi bir tartışmaya…
Bu konu özelindeki en ayrıntılı değerlendirme, Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin…
“…RKHK’nın 57. maddesinde rekabet ihlali hukuka aykırı bir eylem olarak nitelendirilmiş, bundan zarar görenlerin tazminat talep edebileceği belirtilmiş ve 58. maddede kusur şartı getirilmiş olduğu göz önüne alındığında, bu tazminatın haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesinin olası olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, bizce bu belirleme yetersizdir. Zira anılan yorumlar rekabet ihlalinden zarar görecek olanların ihlal eden kişi ve kurumlar ile herhangi bir hukuki ilişkide olmayan piyasa aktörleri olacağı varsayımından hareket etmektedir. Fakat rekabet ihlali taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine dayalı da zarar doğurabilir. Bu sebeple sorumluluğun kapsamı belirlenirken ihlalde bulunan ve zarar gören arasındaki hukuki ilişki dikkate alınmalıdır. Buna göre taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığı sürece rekabet ihlalinde haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulanacak, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi varsa ve ihlal eylemi bu sözleşmedeki şartlar nedeniyle diğer tarafın zararına sebebiyet vermişse sözleşmesel sorumluluk hükümleri uygulanacaktır (…)…
Ayrıntılı sayılabilecek bir diğer değerlendirme, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin…
“…Rekabet Kanunu 4, 6, 7. maddelerinden kaynaklanan rekabet ihlalleri doktrinde genellikle haksız fiil olarak kabul edilmektedir. Ancak doktrindeki bu kural mutlak kabul edilemez. Rekabet ihlali nedeni ile zarar gören tüketici (ticari şirket ve diğer müşteriler) ile rekabet ihlali yapan firma, banka, teşebbüs, vb. arasında sözleşme bulunması halinde, akdi sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanması zorunludur.…
Bilindiği üzere, rekabet hukukunun ihlalinden kaynaklanan sorumluluk, kural olarak…
İkinci olarak, genel kanaatin aksine, rekabet hukukunun ihlalinden kaynaklanan sorumluluk özelinde sözleşmesel sorumluluğun zarar göreni daha fazla himaye ettiği yönünde peşin bir tespitte bulunulabilmesi mümkün değildir. Bunun birden çok sebebi mevcuttur: Öncelikle,…
Üçüncüsü, kusur açısından karşımıza çıkar. Olağan şartlar altında sözleşme sorumluluğu, kusurun ispatı bakımından haksız fiil sorumluluğuna kıyasla (davacı yönünden) daha avantajlı görülür. Rekabet hukukunda ise, hukuka aykırılık ile kusur neredeyse her zaman iç içe geçer. Bu durum 12 Banka kararının konusunu oluşturan ve kusursuz olarak gerçekleştirilmesi mümkün olmayan kartel tipi ihlaller açısından daha belirgindir. Dolayısıyla kusurun ispatı pek de önemli değildir(14).…
Dördüncüsü, yardımcı kişilerin sorumluluğu bağlamında gündeme gelebilir. Sözleşmesel sorumlulukta yardımcı kişilerin eylemlerinden sorumluluk haksız fiillere göre daha geniştir. Bununla birlikte, haksız fiile dayalı bir talepte yardımcı kişi kullanan teşebbüsün, Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesindeki imkânlardan yararlanarak sorumluluktan kurtulması tabiatı gereği oldukça güçtür. Bu yönüyle Türk Borçlar Kanunu’nun 116. maddesinin, 66. maddeye nispetle ciddi bir avantaj sağladığı söylenemez(15).…
Kurul’un 12 Banka kararı özelinde asıl tartışılması gereken, uyuşmazlığın rekabet…
Bununla birlikte, tüketicinin kural olarak culpa in contrahendo temelinde sözleşmesel sorumluluk hükümlerine dayanabilmesi önünde de bir engel yoktur. Ne var ki, usule ve esasa ilişkin sonuçları dikkate alındığında, açılan davaların ekseriyetinde sözleşmesel sorumluluğa bilinçli olarak dayanıldığı şüphelidir(18).…