Bu hususta tereddüt uyanmasının sebebi, bu anlaşmaların -sorumsuzluk anlaşması niteliğinde…
İkinci görüşü bir adım daha ileri götüren Bucher ise sorumsuzluk anlaşmasına ilişkin hükümlerin yalnızca kötü ifa hâllerinde uygulanabileceğini, ifanın hiç gerçekleştirilmediği hâller bakımından ise uygulama alanı bulamayacağını savunarak üçüncü bir görüş ortaya atmıştır. Yazarın gerekçesi şudur: Mademki ifada bulunup bulunmama konusunda borçluyu özgür bırakan anlaşmalara izin verilmektedir, o hâlde borçlunun ifada bulunmadığı hâllerde sorumlu tutulmamasına ilişkin anlaşmalar da geçerli kabul edilmelidir(82)…
Kanaatimizce ikinci görüş üstün tutulmalı, mesele değerlendirilirken çıkış noktası…
Ayrıca hukuk düzenimizde koşula bağlı borçlara (TBK m. 170 vd.), hatta borcun ifasının…
Son olarak belirtmek gerekir ki, incelememizin konusunu oluşturan anlaşmalara sorumsuzluk…
